İsrail, İran’ın fevri davranmasını ve bir hesap hatası yaparak bölgesel büyük bir çatışmanın fitilini ateşlemesini umuyor.
Daha önce de olduğu gibi Fahrizade suikastından sonra da İran’ın misilleme kapsamında İsrail’deki kritik altyapı sistemlerini devre dışı bırakabilecek siber saldırılar yürütmesi söz konusu olabilir.
İran’da gerçekleştirilen suikast operasyonları ve istihbarat zafiyeti arasındaki ilişki bağlamında en yoğun biçimde öne çıkan husus, istihbarata karşı koyma alanındaki başarısızlıktır.
Tahran yönetimi, savaş sürecini “Kafkasya’ya cihatçı gruplar taşınıyor” gibi manipülatif bir yaklaşımla idare edemediği gibi savaş sonrası yeni jeopolitik denklemde Ermenistan’la beraber kaybedenler kulübünde görünüyor.
Demokrat yönetimin, İran’ın füze teknolojisi ya da bölgesel etkinliği konusundaki tutumu en az Cumhuriyetçiler kadar hassasken aynı zamanda insan hakları gibi konuları da gündemlerine alacakları düşünülüyor.
İran düşünce ve araştırma kuruluşlarında çıkan yazılar hükûmetin resmî açıklamalarını destekler mahiyette olmasının yanı sıra hükûmete bazı öneriler ve uyarılar içermektedir.
İran içinde hem devlet hem toplum nezdinde yaşanan yoğun ve gergin bir atmosfere denk gelen ABD seçimleri, İran devlet adamlarının açıklamalarının aksine, geniş bir kitle tarafından çok yakından takip edildi.
ABD’de oyların büyük çoğunluğunu alarak başkanlık yarışını kazanan Biden, İran piyasalarının olumlu yönde hareketlenmesinin önünü açtı.
Petrol ve doğal gaz konusunda enerji devi olan ABD’nin seçeceği enerji politikasıyla İran’ın doğrudan etkilenmesi veya daha olumlu bir dönem geçirmesi ihtimal dâhilindedir.
Venezuela’nın, İran’a uygulanan BM silah ambargosunun ekim ayında kalkmasından sonra İran’ın uluslararası arenada silah ticareti yapabileceği birkaç ülkeden biri olması iki ülkenin ilişkileri açısından önemlidir.
Mevcut baskılara rağmen aralarındaki bağları koparmama konusunda ısrarlı bir yaklaşım sürdüren İran ve Hindistan, karşılıklı ilişkilerinde gerileme dönemine tanık olmaktadır.
3 Kasım Salı günü gerçekleşen seçimlerin galibi kim olursa olsun, ABD’nin İran’a yönelik politikalarında yeni bir dönemin başladığını ifade etmek gerekiyor.