Anadolu’nun tarihten gelen set rolünü sürdürmesi için Türkiye’nin çok güçlü bir biçimde desteklenmesinden başka çare yoktur.
Son saldırılar, ABD-İran geriliminde Irak sahnesindeki gerilimin koronavirüs krizi sürecinde dahi yükselip önü alınmaz bir hâle bürünebileceğini göstermektedir.
Şemhani’nin ziyareti Irak’ın güncel siyasi krizi göz önüne alınırsa zamanlama açısından önemlidir.
Türkiye, krizin ilk evrelerinden itibaren birçok defa uluslararası topluma göçmenlerin güvenle yerleşebileceği alanlar oluşturmak amacıyla Suriye’nin belirli bölgelerinin uçuşa yasak bölge ilan edilmesi çağrısında bulunmuştu.
Haşdi Şabi'nin en etkili isimlerinden el-Mühendis’in ölümünün üzerinden 1,5 aydan fazla zaman geçmesine rağmen halefi üzerinde mutabakata varılamaması, milis gruplar arasındaki ihtilafların ciddiyetini gösteriyor.
Hâlihazırda zor günler geçiren İran ekonomisi, koronavirüs salgınıyla başta dış ticaret olmak üzere hizmet sektörü ve finansal piyasalarda ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldı.
İran'ın İdlib meselesi üzerine Esed’le birlikte Türkiye’yi üçlü görüşmeye çağırması ve Rusya’yı bu sürecin dışında tutması, İdlib ile alakalı olarak Moskova ve Tahran’ın arasının açık olduğunu gösteriyor.
5 Mart’ta yapılacak olan Erdoğan-Putin görüşmesi çıkar dengelerinin ortak noktada buluşturulmasının çabası olacaktır.
27 Şubat’ta, ABD'nin yaptırımlarına takılmadan İran'a gıda, ilaç ve diğer insani yardımların gönderilmesine izin veren İsviçre ödeme mekanizması resmen yürürlüğe girdi.
Sadr, 2020’li yılların başında pragmatist bir hamleyle daha fazla siyasi güç elde etmek amacıyla yıllardır muhalefet ettiği İran destekli gruplarla siyasi bir anlaşma zeminine imza attı.
Pek çok belirsizlik ve şüpheye rağmen “Afganistan’a Barışı Getirme Anlaşması” adıyla imzalanan bu anlaşma ileriye dönük atılmış büyük bir adımdır.
Şimdiye kadar teyit edilen haberlere göre 18 Zeynebiyyun, 3 Fatimuyyun ve 9 Hizbullah milisi Türk Silahlı Kuvvetlerinin düzenlediği operasyon sonrasında etkisiz hâle getirildi ve 30 Hizbullah milisi de yaralandı.