Görüş

ABD ve İran, gerilimlerin azaltılmasına karşılıklı olarak ihtiyaç duyuyor. Viyana’da gerçekleşecek olan önümüzdeki KOEP müzakerelerine tedbirli bir iyimserlikle yaklaşılabilir.

Âl-i Ahmed kimilerine göre Garbzedegi adlı eserinde, Batı emperyalizminin yanında İran içindeki istibdat ile mücadelenin de manifestosunu sunmuştur.

Ilısu Barajı ve HES’in tamamlanması, İran basınında kendine oldukça geniş bir yer bulmuş ve ciddi ithamlar üzerinden bir kamuoyu yaratılmaya çalışılmıştır.

Marib şehrinde bulunan kabileler arasında ikilik yaratarak şehri düşürmeyi deneyen Husiler, bu girişimde başarılı olamadığı gibi aşiretlerin daha da kenetlenmesine yol açmıştır.

Menendez’in, KOEP karşıtı bir tavır sergilerken Dağlık Karabağ konusunda Türkiye ve Azerbaycan karşıtı bir tutumla İran’daki Fars milliyetçileri ile paralellik göstermesi dikkat çekicidir.

İran’da 1400 yılının son aylarında onaylanan 40 yatırım projesinden 12’si, Afgan yatırımcılara sağlandı.

İslam Cumhuriyeti, Persepolis’e karşı en iyi ihtimalle kayıtsız olsa da bu tutum, çeşitli iç ve dış dinamiklere bağlı olarak değişmeye başlamıştır.

Irak’ın siyasi geleceğini erken seçimler değil; Ekim Hareketi belirleyecektir.

Dustdar, entelektüel projesinde İran’ın geri kalmışlığının sebeplerini sorgulayarak “İran kültürü”nde “düşüncenin imkânsızlığı” alışkanlığı ve bu alışkanlığın İran tarihindeki etkenleriyle hesaplaşmaktadır.

ABD liderliğindeki Batı’yla sorunlar yaşayan ve yöneldiği Doğu ülkelerinden beklediği ölçüde destek göremeyen Tahran, son aylardaki bölgesel gelişmeler karşısında hazırlıksız yakalandı.

Uzun yıllar boyunca “Şii Hilali” stratejisi ile hareket eden İran, bugün gelinen noktada kendi açısından risk ve tehdit hilali ile karşı karşıya kalmıştır.

İran’daki düşünce kuruluşlarında çıkan yazılarda, Azerbaycan’ın İsrail ile askerî ve ekonomik ilişkilerini geliştirmesi “İran’a karşı düşmanca bir tavır” olarak görülmektedir.