Görüş

Viyana görüşmeleri sürecinde devam eden belirsizlik ve bölgede yaşayan gelişmeler, İran ile Çin arasındaki 25 Yıllık Kapsamlı İş Birliği Anlaşması’nın uygulanmasını yavaşlatabilir.

İran’da başta alüminyum ve çelik olmak üzere metal üretiminde ciddi bir artış gözlemlenmektedir.

Viyana görüşmeleriyle yaptırımlar üzerindeki denetim gevşese de son aylarda İran, petrol ticaretini sürdürmek amacıyla takas mekanizmasını kullanmaktadır.

Direniş Cephesi, ileriye dönük siyasi hesapları doğrultusunda nükleer dosya özelinde Reisi hükûmetine karşı eleştirilerini artırmaktadır.

Riyad’ın, İran’ın Suriye’de savaştırdığı Pakistanlı militanları Husi saflarında savaşmak üzere Yemen’e göndereceğini iddia ederek Pakistan’a bu konuda sert adımlar atması için baskı yaptığı iddia edilmektedir.

Ukrayna’nın Rusya açısından yeni bir Afganistan olup olmayacağı konusunda asıl bakılması gereken unsurlar benzerliklerden ziyade iki işgal arasındaki farklılıklardır.

Reisi hükûmeti, İran’ın orta ve uzun vadede ülke politikalarının izleğini sunması bakımından önem atfedilen 200 günü geride bıraktı.

İran’daki düşünce kuruluşlarında çıkan analizlerin, Rusya-Ukrayna arasındaki sorunları; tarihsel, psikolojik ve ideolojik boyutlarıyla değil, genel olarak reelpolitik boyutuyla ele aldığı görülmektedir.

Birçok uzman savaş nedeniyle riske giren Rus kaynaklarına alternatif olarak İran doğal gazını vurgulasa da böyle bir durum gerçekçi değil.

İran ile diğer ülkeler karşılaştırıldığında, İran’da beyaz yakalıların ücretlerinin oldukça düşük olduğu anlaşılmaktadır.

ABD’nin, İran’a verdiği iddia edilen tavizler ve UAEA’nın son raporunu görmezden geldiği düşünülürse Biden yönetiminin ne pahasına olursa olsun Nükleer Anlaşma’yı canlandırmak istediği söylenebilir.

Catherine Shakdam olayının, Fahrizade suikastından Natanz’a kadar birçok noktada İran’da yaşanan psikolojik yenilgiyi körüklediği yorumu yapılabilir.