Görüş

Dinî gerekçelerle ortaya konan planın asıl hedefleri arasında, Akdeniz’e ulaşmak ve Türkiye ile Sünni Araplar arasında bir bariyer oluşturmak olduğu söylenebilir.

İran’ın gerek bölgede yürüttüğü faaliyetler gerekse de İran içindeki siyasi gelişmeler Biden yönetimi ile İran arasındaki ilişkilerin doğasına ve yönüne etki edecektir.

İran Nükleer Anlaşması’nın (KOEP) geleceği ABD Senatosunun çekincelerinin giderilmesine bağlı olacak.

Khodro ve SAIPA otomotiv şirketlerinin özelleştirilmesi, ekonomik oyun alanından çok iç ve dış gelişmeler tarafından şekillenen siyaset kulvarında belirlenecektir.

İran ve Rusya’nın desteklediği Esed rejimi, Suriye’yi geleceği olmayan çökmüş bir ülke hâline getirmiştir. Görünüşe göre yeni yılda da Suriye’yi daha iyi bir durum beklememektedir.

Asimetrik bir güce sahip olan insansız hava araçları, Körfez’de denizden düzenlenecek bir saldırıya hazırlık amacıyla doğru bir tercih olarak düşünülebilir.

Arap monarşilerinin, Orta Doğu’da yürüttükleri jeopolitik mücadeleden ve bu bağlamda Katar’a uyguladıkları baskılardan bir sonuç alamamış olmaları, Basra Körfezi’ndeki ilişkilere yansımıştır.

İran'ın Biden'dan beklentilerinin başında kuşkusuz Washington'ın Kapsamlı Ortak Eylem Planı olarak bilinen 5+1 ve İran arasında imzalanan anlaşmaya

Kamusal söylem; Karakas ve Tahran’ın ABD’nin dayattığı eylem ve yaptırımları açıkça eleştirebileceği, şeytanlaştırabileceği ve mücrimleştirebileceği güçlü bir alandır.

Afganistan’da merkezî hükümetle Taliban arasındaki barış görüşmelerinin başlamasından bu yana Tahran-Kabil hattındaki diplomasi trafiğinin yoğunluğu dikkat çekici boyutlara ulaştı.

Kaçarların son döneminden II. Pehlevi Dönemi’ne kadar İran siyasetinde bulunan Muhammed Ali Furuği, modern İran’ın inşasında merkezî role sahip önemli aydınlardan biridir.

Kiyai sineması, stereotipler üzerine kurulu anlatısıyla derinleşme vaadi taşımazken fona yerleştirilen unsurlarla seyircisine metaforik bir alan açar.