Görüş

Koronavirüs salgınının yayılmasının ardından Papa’nın ilk yurt dışı gezisi sayılan Irak ziyareti, Iraklılar ve Irak’ın birçok komşusu tarafından olumlu karşılanırken İran bu gelişmeyi olumsuz karşıladı.

Avrupa’nın Nükleer Anlaşma’ya yönelik verdiği mesaj, İran aleyhine değişmiş gibi görünmektedir.

Deli adam teorisine göre çılgınca davranarak tehditkâr olmak, ülke liderleri için karşı tarafla diplomatik pazarlık gücünü artırarak birtakım kazançlar sağlayabilir.

İran gibi drone, füze ve insansız sistemlerle düzenlediği saldırılarla ön plana çıkan büyük bir kapasite, Körfez’in en küçük ülkelerinden biri olan BAE’yi bu endişesini giderecek çözüm arayışlarına sevk etmekte.

Eğer İran politika değişikliğine giderek ABD’nin Suriye’de yaptığı gibi Irak’ta PKK’nın hamiliğine soyunmayı düşünüyorsa bu durumun etkileri stratejik boyutta olacaktır.

İran’ın Çabahar Limanına yönelik planları da dikkate alındığında önümüzdeki süreçte Sistan ve Beluçistan’daki gelişmelerin daha önemli boyutlar kazanacağı söylenebilir.

Irak’taki ABD askerlerinin artırılmasının tartışıldığı dönemde, İran ve Suudi Arabistan rekabeti Irak sahasında devam edecektir.

Bölgede pek çok farklı aktörün söz konusu ilgi düzeyiyle takip ettiği Pençe-Kartal 2 harekâtı, özellikle Irak düzleminde iki aktörün daha yoğun bir dikkat ve aynı zamanda endişeyle bu süreci takip etmesine de yol açtı.

2021 yılında İran’ın fosil enerji ihracatında artış yönlü gelişmeler olsa da tahminler, bu artışın sınırlı ve temkinli bir seyir izleyeceği yönünde.

Biden yönetiminin zihninde, 2015’te imzalanan anlaşmaya dönülmesinden çok, İran’ın bölgesel politikalarının ve füze teknolojisinin de parçası olduğu daha kapsamlı bir anlaşma bulunduğunu söylemek mümkün.

İran, ABD yaptırımlarıyla büyük ölçüde zarar görmüş ekonomisini zenginleştirilmiş uranyum faaliyetleriyle kurtaramayacaktır.

Mevcut koşullarda basın mensuplarının en önemli kaygısı, mesleki faaliyetten ziyade maddi ve manevi olarak yaşam mücadelesi olmuştur.