İran'ın başkenti Tahran, 7 Eylül'de, “Astana Barış Süreci” çerçevesinde İran, Rusya ve Türkiye liderleri arasındaki gerçekleşen zirvelerin üçüncüsüne ev sahipliği yaptı.
Tahran’ın Uluslararası Adalet Divanı nezdinde dava açmasındaki en önemli hedeflerinden biri dünyaya ABD’yi, uluslararası anlaşmalara bağlı kalmayan ve uluslararası hukuk kurallarını ihlal eden “agresif taraf” olarak göstermek istemesidir.
Tahran deklarasyonuyla İdlib operasyonu ertelenmiştir. Bu durum Türkiye açısından önemli bir diplomatik başarı olarak görülürken Rusya, zirveden beklediğini mutlak bir şekilde alamayarak geri adım atmak durumunda kalmıştır.
Trump’ın Çin’e karşı Rusya’yı kendine müttefik edinme politikasının başarıya ulaşması düşük bir ihtimaldir. Rusya’nın izleyeceği en uygun strateji, ABD-Çin rekabetinin kızışmasını bekleyerek kendine duyulan ihtiyacı arttırmak olacaktır.
Trump yönetiminin nükleer anlaşmadan çekilerek İran'a yeniden tek taraflı ekonomik yaptırımlar uyguladığı bir ortamda Hindistan'ın, İran konusundaki inişli çıkışlı yaklaşımına ilişkin bir muhalefet gösterilmesi öngörülmemektedir.
Trump Mayıs 2018'de ABD'yi anlaşmadan çekince Ruhani'nin etrafındaki çember daha da daraldı ve çok geçmeden kabinesi hedef tahtasına oturtuldu.
Ekonomik sorunların aşılamaz hâle geldiği bir dönemde yönetimin reformist ve muhafazakâr elitler arasında bir siyasi çekişmeye sahne olması İran halkını, ülke dışında yaşanan olaylardan daha fazla etkileyecektir.
Hazar’da 27 yıl sonra varılan anlaşmanın bölgeye yeni bir enerji güvenlik vizyonu ve komşuluk ilişkisi getireceğini söylemek abartılı bir yorum olmayacaktır.
İran ve Körfez’in Suud-BAE eksenini dengeleme sorunu kısa süre içinde İmran Han’ın karşısına da çıkacaktır.
İran açısından Trump’ın taleplerinin özünü oluşturan füze teknolojisi ve milis güçlerinden vazgeçmesi savunma mekanizmasının da çökmesi anlamına gelecektir.
Pakistan siyaseti 25 Temmuz seçimlerinin sonuçlarıyla birlikte daha önce görülmemiş bir evreye girdi.
İran'da giderek derinleşen yapısal sorunların, genelde palyatif tedbirlerle çözümlenmeye çalışılması, bu sorunlara çözüm üretmediği gibi başka sorunların da oluşmasına zemin hazırlıyor.