Türkiye ile İran arasında bölgesel güvenlik sorunları ekseninde gelişen yakınlaşma Ankara-Washington hattında sorunlara neden olsa da Türkiye, Tahran’la askerî ilişkilerinin derinleşmesinin faydalı olacağını düşünmektedir.
İran’da çoğunlukla güvenlik eksenli kurumlarla bağlantılı ülke içindeki güçlü çıkar grupları, ekonomik serbestleşme ve sürdürülebilir ekonomik büyüme gibi reform gerektiren konuların önünde engel teşkil etmektedir.
Zarif’in istifası, İran’da muhafazakârlar ile reformist-ılımlı cenah arasında grift bir denge olduğunu ve mevcut koşullarda olası bir hükûmet krizinin İran’ın başını fazlasıyla ağrıtacağını göstermiştir.
Tahran, Irak’taki ekonomik ve politik kazanımlarını pekiştirerek bu ülkenin ABD’nin çevreleme stratejisinin bir parçası olarak kendisine karşı bir güvenlik sorunu oluşturmasına engel olmayı hedeflemektedir.
Ruhani'nin Necef’te Kerbela ziyareti sonrası Ayetullah Sistani ile görüşmesi, İran içine ve uluslararası siyasal arenaya mesajlar taşımasından dolayı ziyaretin en ses getiren kısmı olarak öne çıktı.
İran ile İsrail arasındaki sözlü atışmalara rağmen İranlı ve İsrailli yetkililer tarafından yapılan son açıklamalar, her iki tarafın da Suriye’de doğrudan bir askerî çatışmaya girmenin olası riskinin bilincinde olduğunu göstermektedir.
Esed’in Tahran ziyareti ve İran makamlarıyla gerçekleştirdiği görüşmeler, şu aşamada İran’a ait kuvvetlerin Suriye’den çıkma niyetinde olmadığını ve bilakis Esed’in ülkesindeki İran varlığını desteklediğini gösteriyor.
Kürtlerin ABD’nin Ortadoğu politikaları için zaman zaman işlevsel hâle geldiği fakat vazgeçilebilir olduğu görülmektedir.
Devrimden önce Humeyni, Şii ilim havzalarına imkân verildiği taktirde “siyasî fıkhı” geliştireceklerine ve Şii ulemanın toplumsal, ekonomik ve siyasî bütün sorunlara çözüm üreteceğine inanmaktaydı.
Varşova Konferansı İran’a karşı baskıları daha da artırmayı amaçlarken Soçi zirvesi İran’la diyalogu sürdürmeyi amaçlamaktaydı.
Geçtiğimiz Aralık ayı referans alınırsa, İran ekonomisi için hayati bir öneme sahip olan petrol ihracatında bir önceki yılın rakamlarına göre günlük %60 civarında bir azalma olduğu görülmektedir.
1979 İran Devrimi’nin üzerinden kırk yıl geçti ve bu yıllar İran’ı birçok açından dönüştürdü.