İç Politika

Her ne kadar bölgeye özgü nedenlerle patlak vermiş olan Kazerûn olaylarının diğer bölgelere sıçraması beklenmese de son dönemlerde İran’da bu tarz gerginliklerin farklı eyaletlerde muhtelif gerekçelerle ortaya çıktığı görülmektedir.

Müesses nizam ve rejimin sivil ayağını oluşturan aktörler, geçmişten günümüze yaşanan olumsuzluklardan cumhurbaşkanlarını sorumlu tutarken ülkedeki olumlu bütün gelişmeleri Devrim Rehberi’nin hanesine yazmaktadır.

İran’ı gözlemleyenler için etnik kimlik konusun ülkede sürekli önemini koruduğu ve dönem dönem hararetli tartışmalara neden olduğu bilinen bir gerçektir.

Gerek İran’daki Afgan göçmenler gerekse de İran üzerinden Türkiye’ye gelen Afganların bir kısmı Türkiye üzerinden Avrupa ülkelerine gitmenin yollarını ararken diğer bir kısmı da Türkiye’de yaşam kurmaya çalışmaktadır.

İran ekonomisindeki çalkantılar ülkede zaten sıcak olan iç politik tartışmaları daha da alevlendirdi. Muhafazakârlar kötü ekonomik gidişattan Ruhani hükümetini sorumlu tutmaya çalışıyor.

Türkiye’yi hedef alan bazı haberlere rağmen İran basınının üçlü zirve konusunda genel olarak olumlu bir tutum sergilediği görülmektedir.

Atamalara ilişkin İran kanadından gelen sert tepkilere rağmen Devrim Rehberi Ali Hamenei ve Devrim Muhafızlarının şimdiye dek sessizliklerini koruması dikkat çekicidir.

1396 yılında İran iç politikasında öne çıkan başlıklar neler oldu?

İran belli bir süredir çifte vatandaşlık sahibi üst düzey bürokratların ulusal güvenlik için barındırdığı riskleri tartışmaktadır.

İran'daki tarikatlar neden ve nasıl bir güvenlik meselesine dönüşmüştür?

Aradan geçen 39 yılda ekonomik adaletin tesis edilememesi, devrimin mihver sloganı özgürlükler alanında da ciddi kısıtlamalara gidilmesi, 79 devriminin en azından ilkesel bazda çoktan bittiğinin ispatı.