İç Politika

İran krizler sarmalı denebilecek bir evrenin eşiğine gelmiş bulunmaktadır.

Etnik kimliklerin ulusal kimliğin önüne geçmesi ülke elitlerini endişelendirmektedir.

Irak ve Lübnan’daki gösteriler ABD, İsrail ve Suudi Arabistan ile İran arasında yaşanan bölgesel çatışmanın ekonomi ile sınırlı olmadığını göstermiştir.

Zem’in Devrim Muhafızları Ordusu İstihbarat Teşkilatı tarafından tutuklanması, İstihbarat Bakanlığı ile aralarındaki rekabeti derinleştireceği gibi iç politikada birtakım hesaplaşmaların da aracı olarak kullanılacaktır.

İran, Türkiye Suriye ilişkilerinin Adana Antlaşması çerçevesinde sabit kalması gerektiğini savunmaktadır.

İran’ın Sistan-Beluçistan bölgesinde yaşayan Beluç halkı, bulunduğu coğrafyada istisnai bir kimlik formunu temsil etmektedir.

İran basını İran, Rusya ve Türkiye arasında Ankara’da gerçekleşen üçlü zirvelerin Suriye’ye çözüm ve istikrar getireceğine vurgu yaptı.

Müesses nizam, güvenlik kaygıları nedeniyle içeriden yükselen her türlü itirazı sert bir şekilde bastırarak halka gözdağı vermeye çalışmaktadır.

İran’ın Bolton’ın istifa sonrası süreç için net tavrı ancak müesses nizamı temsil eden kurumlardan gelecek açıklamalardan sonra anlaşılacaktır.

İran şu aşamada ABD başta olmak üzere KOEP’in diğer taraflarına, onların İran’ın nükleer faaliyetleriyle ilgili gördükleri kritik çizgiyi geçmek istemediğini göstermektedir.

Hamenei’nin oğlu dâhil onun yakın çevresine yaptığı ithamlarla önemli bir siyasi risk alan Serefrâz da Ahmediejad’la aynı kaderi paylaşmaya aday gözükmektedir.

Zarif’in son ziyaretleri İran’ın ABD’nin kendisine yönelik oluşturmak istediği uluslararası ittifakı engellemek istediği şeklinde de değerlendirilebilir.