Güney Pars’a yönelik bir saldırı, üretim kapasitesinde aylar hatta yıllar sürebilecek kayıplara yol açabilir. Bu durum, elektrik üretimi, sanayi ve şehir yaşamı üzerinde kısa sürede ağır ekonomik ve toplumsal sonuçlar doğurabilir.
İran’da yaşanan su sorunu, çevresel endişelerin ötesine geçen ve ulusal güvenlik düzeyine ulaşan derin bir sorun haline gelmiştir.
İran basınında geçtiğimiz hafta, Duhok’ta Türkiye’ye karşı yürütülen kirli operasyonun yanında ülke genelinde yaşanan sel felaketi ve %95’i kuruyan Urmiye Gölü irdelenmiştir.
Karun’dan su transfer projelerinin durdurulmaması ve su kaynakları yönetiminin daha çok lobilere ve etnik çıkarlara dayanması, Huzistan’ın hidropolitiğini daha girift bir hâle getirmektedir.
Kürdistan ilinde kalkınma temelli su yönetiminin olmaması, bir yandan çevresel güvenliğin zayıflamasında diğer yandan da Kürtlerin sosyoekonomik durumlarının ağırlaşmasında büyük rol oynamaktadır.
Batı Azerbaycan’ın siyasi, sosyal ve ekonomik alanlarındaki sorunlarına su krizinin eklenmesi, bu ildeki siyasi istikrarsızlıkları ve halk hareketlerini tetikleme potansiyelini artırmaktadır.
İran’daki su krizinin; iklim değişikliği, kuraklık, nüfus yoğunluğuyla alakası olmakla birlikte krizin esas nedeninin kötü su yönetiminden kaynaklandığı görülmektedir.