Petrol ve Doğalgaz Zengini İran Enerji Kriziyle Mücadele Ediyor

Petrol ve Doğalgaz Zengini İran Enerji Kriziyle Mücadele Ediyor
Doğalgaz ve petrol rezervleri bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan İran’daki enerji krizi yıllardır süregelen üretim, dağıtım ve tüketim sürecindeki yönetimsel hatalar, altyapı ve yatırım eksikliğinin bir sonucudur.
Yazı boyutunu buradan ayarlayabilirsiniz

Yeraltı kaynakları bakımından dünyadaki en zengin ülkelerden biri olan İran, bir süredir ciddi bir enerji kriziyle mücadele ediyor. Ülke son haftalarda aşırı tüketim, enerji altyapısının yetersizliği ve tedarik sürecinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle sık sık elektrik kesintileriyle karşı karşıya kalmaktadır. Elektrik kesintileri nedeniyle Kasım ve Aralık ayları boyunca Tahran, Erdebil, Batı Azerbaycan, Mazenderan, Zencan, Kuzey Horasan, Gülistan, Simnan, Kürdistan ve Kirmanşah illerinde eğitime ara verildi. Ayrıca ülke genelinde birçok devlet dairesinin tatil edildiği veya çalışma saatlerinin kısıtlandığı görüldü. Elektrik tedarikindeki sorunlar nedeniyle birçok fabrika üretimine ara vermek zorunda kaldı. Özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklıkların etkisiyle artan elektrik talebi ve kışın soğuk hava nedeniyle artan gaz tüketimi ülkenin enerji sistemini zorluyor. Bu durum sadece yerleşim alanlarını etkilemekle kalmayıp, sanayi ve ticaret gibi önemli sektörlerde de üretimin aksamasına neden olmaktadır. İranlı yetkililer “enerji dengesizliği” olarak tanımladıkları bu sorunu halkı tasarruf yapmaya çağırarak aşmaya çalışıyor. Krizin derinleşmesi üzerine Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan İran halkına seslenerek kombilerini 2 derece düşürmelerini istedi. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın çağrısı üzerine ülkede sanat, sinema, medya ve iş dünyasından ünlü isimlerin de destek verdiği “2 derece daha az” kampanyası başlatıldı.

İran’da doğalgaz, enerji sepetinin %70’inden fazlasını oluşturuyor. Ülkenin elektrik üretiminin yaklaşık %85’i doğalgaz kullanılan termik santrallerden, geri kalanı ise su, rüzgâr ve nükleer enerji kaynaklarından karşılanmaktadır. Fakat son dönemde yağışların azalmasıyla birlikte barajlardaki su seviyesinin düşmesi nedeniyle elektrik üretimindeki yükün %90’dan fazlası termik santrallere binmiş durumdadır. Öte yandan doğalgaz, sanayi sektörünün enerji temininde de hayati rol oynamaktadır. Sanayi üretiminin neredeyse %90’ını karşılayan otuz binden fazla sanayi tesisi doğalgaz kullanıyor. Enerji tüketiminde doğalgaza aşırı bağımlılık doğal olarak aşırı talebi beraberinde getirirken günlük doğalgaz tüketimi rekor üstüne rekor kırıyor. İran Ulusal Gaz Şirketi Sözcüsü Seyid Hasan Musevi 16 Aralık’ta 641 milyon metreküp doğalgaz tüketimiyle günlük tüketim rekorunun kırıldığını açıkladı. İran’ın doğalgaz üretim kapasitesi oluşan talebi karşılamakta yetersiz kalıyor. Bu da yönetimi, konutlara gaz temini ile elektrik üreten santrallere gaz arzını durdurmak arasında bir seçim yapmak zorunda bırakıyor. Yönetim elektrik arzını dengelemek için çeşitli önlemler alsa da altyapı sorunları ve teknolojik yetersizlikler kalıcı bir çözüm bulunmasını zorlaştırıyor. Sadece elektrik kesintilerinin sanayi üretimine yıllık milyarlarca dolar zarar verdiği tahmin ediliyor.

Enerji Krizinin Nedenleri

İran’da enerji krizini derinleştiren birçok faktör bulunmaktadır. Bunlardan ilki aşırı tüketimdir. İran’da enerji tüketimi genel olarak dünya standartlarının çok üzerindedir. Örneğin İran Milli Gaz Şirketi Genel Müdür Said Tavakkoli’ye göre İran’da kişi başına doğalgaz tüketimi dünya ortalamasının 3.3 katıdır. Devlet tarafından sağlanan milyarlarca dolarlık enerji sübvansiyonları nedeniyle enerji fiyatlarının düşük olması, aşırı tüketimin en önemli nedenlerinden biri olarak gösterilmektedir. İran’da devlet yılda yaklaşık 100 ila 120 milyar dolar arasında enerji sübvansiyonu dağıtıyor. Bu sübvansiyonlar tüketicileri desteklemek amacıyla verilmesine rağmen dolaylı olarak aşırı tüketime neden olup arz-talep dengesinin bozulmasına yol açıyor.

İran Meclisi Araştırma Merkezi’nin raporuna göre 2011 yılının kış aylarında günlük doğalgaz tüketimi yaklaşık 525 milyon metreküpken 2021 yılının kışında bu rakam 746 milyon metreküpe çıkmıştır. Ancak gaz üretimi tüketime oranla aynı hızda artmamıştır. Yıllık gaz tüketimi yaklaşık %5 oranında artarken üretimdeki artış en iyi ihtimalle %2’yi geçememiştir. Aynı durum elektrik üretimi için de geçerlidir. Ülkedeki termik santrallerin çoğu çok düşük verimlilikle çalışmaktadır. Dünya genelinde ortalama standart %60 iken İran’daki termik santrallerin verimliliği %30’lara kadar inmiştir. Elektrik santrallerinin düşük verimliliğinin başlıca nedenlerinden biri de yaptırımlar nedeniyle eskiyen altyapıların yenilenememesidir.

Temiz ve yenilenebilir enerji üretiminde de durum farklı değildir. İran güneş enerjisi bakımından oldukça büyük bir potansiyele sahip bir ülke olmasına rağmen bu potansiyelini etkin kullandığı söylenemez. Eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani döneminde (2017) kabul edilen Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planında yenilenebilir enerji kaynaklarından 10 bin megavat elektrik üretimi planlanmıştı. Ancak aradan geçen sekiz yılda bu program kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrik 500 megavatın altında kalmıştır. Bu rakam hedeflenenin yalnızca %5’inin gerçekleştirildiği anlamına gelmektedir. Son olarak İran’ın, Batılı ülkelerin kapsamlı yaptırımlarını göze alarak devam ettirdiği nükleer programı de elektrik üretimi konusunda beklentilerin altında kalmıştır. İran’ın tartışmalı nükleer programının elektrik üretimindeki payı yaklaşık %1,2 civarındadır.

Sonuç olarak doğalgaz ve petrol rezervleri bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan İran’daki enerji krizi yıllardır süregelen üretim, dağıtım ve tüketim sürecindeki yönetimsel hatalar, altyapı ve yatırım eksikliğinin bir sonucudur. İran’da enerji kriziyle mücadelede atılan adımlar, kapasite artırımı gibi uzun vadeli sürdürülebilir stratejiler yerine kısa vadeli çözüm arayışlarıyla sınırlı kalmıştır. Yönetim doğalgaz arz yetersizliğini santrallerde mazot yakarak veya belirli sürelerle okulları, devlet dairelerini ve sanayi tesislerini tatil ederek geçiştirmeye çalışmaktadır. Fakat bu tür geçici çözümler krizi sona erdiremediği gibi hava kirliğini ve çevresel sorunları derinleştirerek zincirleme sorunlara neden olmaktadır. Elbette özellikle yatırım ve teknolojik gelişim alanındaki eksikliklerde yaptırımların da etkisi büyüktür. Uzmanlara göre İran’ın petrol ve doğalgaz endüstrisinin modernizasyonu için 200-250 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç vardır. Ülkenin mevcut ekonomik durumu göz önüne alındığında bu kadar büyük maliyet getirecek modernizasyon projesi pek mümkün görünmemektedir. Yaptırımlar nedeniyle iç kapasitenin harekete geçirilmesi konusunda son yıllarda çeşitli adımlar atılmış olsa da iç kaynaklar finansal ve teknik açıdan enerji sektöründeki sorunlara çözüm üretecek seviyeye ulaşamamıştır. Dolayısıyla yaptırımlar gevşemeden veya tamamen kalkmadan İran’ın enerji krizine kalıcı bir çözüm bulması mümkün görünmemektedir.