İran’da devrim ve sonrası sürece bakıldığında, toplumsal fay hatlarının halen hareketine devam ettiğini ileri sürmek yanlış olmaz. Daha önceden on senede bir gerçekleşen toplumsal protestoların aralığının sıklaştığı ve 2-3 yılda bir gerçekleştiği görülüyo
İran'da döviz kurundaki artışta; sermaye çıkışı, ticari talepteki artış ve son dönemdeki protestoların yarattığı belirsizlik gibi faktörlerin yanında İran dışındaki gelişmeler de etkili olmuştur.
Nükleer ve kimyasal silahların kullanımını yasaklayan fetvanın, veli-yi fakihin yetkilerinin yanında Düzenin Yararını Teşhis Konseyi gibi kanallar aracılığıyla kaldırılması mümkündür.
Tahran’ın konferanstaki stratejik önemini vurgulayan İran basını; konferans çerçevesinde gelişen KOEP’in ihyasında nispeten müspet, Tahran-Riyad ilişkilerinde ise Suudi Arabistan’ı suçlayıcı bir perspektif sunmaktadır.
Netanyahu’nun yeniden İsrail başbakanı seçilmesi, değişen bölgesel şartlarda İran dosyası başta olmak üzere muhtelif bölgesel güvenlik konularında İsrail’in ABD’ye rağmen otonom davranışlarını yeniden gündeme getirebilir.
İran’da gösteriler sürerken, ülke içindeki reformcu kesim büyük ölçüde suskunluğa büründü, farklı siyasi gruplar da olayları özellikle Devrim Lideri Ali Hamaney sonrası siyaset sahnesinde güç paylaşma zeminine dönüştürdü.
Eminiyan’a göre Afganistan’da Taliban iktidarı; İran’ın bölge ve Afganistan’daki nüfuzu ile Fars medeniyeti ve kültürü açısından bir felaket olmuştur.
İran’da devam eden protesto gösterilerinde toplumun farklı kesimlerinden insanlar sokağa çıkmış ancak söyledikleri ve videolarıyla kamuoyunu yönlendirenler; sporcular, sinemacılar ve müzisyenler olmuştur.
İran’dan gelen tepkilerde, Azerbaycan ve Türkiye yönetimlerine yönelik tehditkâr ve manipülatif bir yaklaşım göze çarparken İran Türkleri ve Azerbaycan halkına karşı bütünleştirici bir perspektif gözlemlenmiştir.
İran’ın Kürt bölgeleri, gösterilerin başladığı tarihten itibaren şiddet sarmalı ve terörizm tuzağının net biçimde kendisini gösterdiği alanlara dönüşmüştür.
Ürdün’ün, İran’a diyalog çağrısı yaparak ikili ilişkileri güçlendirmek istediğini belirtmesinin hemen akabinde İran’ın Ürdün’le sağlık konusunda iş birliğine gitmek istemesi, tesadüfen gelişmiş bir konu değildir.
Alinejad’ın kadın objesi üzerinden İran toplumunu sisteme karşı harekete geçirmesi, stratejik bir tercih olmuştur.