ABD Senatosunun İran karşıtı lobi faaliyetlerinin etkisi altına girmesi ve İran’ın, Biden yönetimi ile karşı karşıya gelmesi yüksek bir olasılık olarak belirmektedir.
Haşdi Şabi, siyasi ve stratejik nedenlerin yanı sıra Curf el-Sahar’daki varlığını dinî mitlerle ilişkilendirerek bölgeyi kendisi için bir üs hâline getirdi.
Savaş harcamalarının yanında salgının etkilerini gidermek için harcamalar yapan Suudi Arabistan’ın planlanmamış ekonomik kayıpları, ateşkes isteğine giden yolda bulunan kaldırım taşları olarak okunabilir.
ABD yaptırımları ve Nükleer Anlaşma çıkmazı, İran’ı Çin’e yaklaştırırken son yıllarda Çin lehine değişen küresel ekonomik rekabet de Çin’i İran’a yöneltmiştir.
Rusya, Orta Doğu’daki sorunların çözümü için İran’dan ziyade Arap ülkeleriyle yakınlaşmak istiyor.
Irak’taki ABD askerlerinin artırılmasının tartışıldığı dönemde, İran ve Suudi Arabistan rekabeti Irak sahasında devam edecektir.
Tüm belirsizliklere rağmen 2021’de ortalama petrol fiyatının varil başına 45-60 dolar arasında değişeceği öngörüsü, uzmanlar arasında geniş kabul görmektedir.
DMO, 3 Şubat Çarşamba günü Pakistan merkezli Ceyşü’l-Adl örgütü tarafından 2018 yılında kaçırılan iki askerini bir operasyonla kurtardığını açıkladı.
Biden yönetiminin zihninde, 2015’te imzalanan anlaşmaya dönülmesinden çok, İran’ın bölgesel politikalarının ve füze teknolojisinin de parçası olduğu daha kapsamlı bir anlaşma bulunduğunu söylemek mümkün.
İran, ABD yaptırımlarıyla büyük ölçüde zarar görmüş ekonomisini zenginleştirilmiş uranyum faaliyetleriyle kurtaramayacaktır.
Asimetrik bir güce sahip olan insansız hava araçları, Körfez’de denizden düzenlenecek bir saldırıya hazırlık amacıyla doğru bir tercih olarak düşünülebilir.
Arap monarşilerinin, Orta Doğu’da yürüttükleri jeopolitik mücadeleden ve bu bağlamda Katar’a uyguladıkları baskılardan bir sonuç alamamış olmaları, Basra Körfezi’ndeki ilişkilere yansımıştır.