Hindistan, İran, Ermenistan üçlüsünün ilişkileri pekiştirme çabaları tüm hızıyla devam ederken Hindistan'ın Azerbaycan ile samimi ilişkilere sahip olduğunun anlaşılması büyük önem taşıyor.
Hem Çin hem de Rusya, İran'ın "Doğu’ya Bakış" politikasında önceliğe sahip olmasına rağmen Tahran’ın, iki güçlü Doğulu müttefiki arasındaki siyasi-ekonomik-ticari ilişkilerde gerekli dengeyi sağlayamadığı söylenebilir.
İnternet bağlantısının kesilmesi nedeniyle yaklaşık 10 milyon İranlının işletmesinin risk altında olduğu ve İran'ın GSYH'sinin yaklaşık %7'sinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu söylenebilir.
Tahran’da Azerbaycan Büyükelçiliğine yönelik saldırıyı, İran’ın Azerbaycan karşıtı etki odaklı faaliyetleri ile yarattığı iklimin bir sonucu olarak değerlendirmek mümkündür.
İki düşman, bir bölgesel rakip ve uzak mesafedeki bir dosttan oluşan I2U2 koalisyonu; İran için olumlu bir haber değildir ve hoş olmayan sonuçlar doğuracağı söylenebilir.
İran Atom Enerjisi Kurumu (İAEK) Başkanı Muhammed İslami’nin açıklamaları, İAEK’ye istihdam edilecek atom enerjisi uzmanlarının, atom enerjisi okullarından seçileceğini ortaya koymaktadır.
İran’da başörtüsü, yasaktan zorunluluğa uzanan tarihsel bir süreç geçirmiş ve bu süreçte siyasal bir boyut kazanmıştır.
Ankara-Şam, Şam-Abu Dabi ve Riyad hattında süren normalleşme adımlarını kaygıyla takip eden Tahran, gelişmelerin 12 yıldır Suriye’de oluşturduğu nüfuzuna nasıl yansıyacağı sorusunun cevabını arıyor.
İran’ın; Rusya ile artan askerî iş birliği ve Nükleer Anlaşma’nın canlandırılmasına dair isteksizliği, Avrupa başkentlerinin daha sert tedbirler almasını gündeme getirmektedir.
Hamenei, Batılı devlet ve siyaset modelleriyle bu doğrultudaki gelişme ve kalkınma tezlerine karşı olduğunu dile getirdiğinden reformcu dinamiklerin demokratikleşme yönündeki sistem değişikliği taleplerini reddedecektir.
İran'da döviz kurundaki artışta; sermaye çıkışı, ticari talepteki artış ve son dönemdeki protestoların yarattığı belirsizlik gibi faktörlerin yanında İran dışındaki gelişmeler de etkili olmuştur.
Nükleer ve kimyasal silahların kullanımını yasaklayan fetvanın, veli-yi fakihin yetkilerinin yanında Düzenin Yararını Teşhis Konseyi gibi kanallar aracılığıyla kaldırılması mümkündür.