Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etme amacıyla başlatmış olduğu savaş, başta güvenlik alanında olmak üzere siyasi ve ekonomik alanda İran için bazı fırsatlar yaratmış durumdadır.
Karun’dan su transfer projelerinin durdurulmaması ve su kaynakları yönetiminin daha çok lobilere ve etnik çıkarlara dayanması, Huzistan’ın hidropolitiğini daha girift bir hâle getirmektedir.
İran-İsrail gölge savaşları, drone misillemelerinin dâhil olduğu yeni bir safhada sürdürülmektedir.
Viyana anlaşması İran içi güç dengelerini etkileyecek olmasına rağmen asıl etkisi bölgesel politikalar konusunda olabilir.
2014 yılında kurulan Haşdi Şabi (Haşd) ile 2019’da Ekim Hareketi (Tişrin) olarak bilinen hükûmet karşıtı protestoların patlak vermesi arasındaki bağlantı, iki olay arasında varsayılan ayrım nedeniyle genellikle gözden kaçmaktadır.
Saldırıdan sonra bir DMO komutanının “Pakistan’da askerî operasyonlar yürütmeye hazır gruplarının olduğunu” söylediği görüntüler, saldırganların İran’da konuşlandıkları iddialarını güçlendirdi.
İran’da; kuraklık, ağır ekonomik şartlar ve artan nüfusla beraber kaynak kıtlığının belirginleşmesi; orta vadede İran’da büyük kitleleri harekete geçirebilir.
Biden Dönemi’nde yaptırımlarda yumuşamaya gidilmesi, Batı Asya’da 2021 yılının en önemli değişikliklerinden biri olmuştur.
İdeolojik birçok farklılıklara ve anlaşmazlığa rağmen İran ile Taliban’ın, bazı ortak sorunlar sebebiyle çatışmadan ziyade iş birliği yaptıkları gözlemlenmektedir.
Sincar Anlaşması’nın ilanının ardından KCK/PKK ve İran destekli milis gruplardan gelen açıklamalar, bu Anlaşma’nın tümüyle reddedildiği bir tutum ortaya koymuştur.