İranlı analistlerin yazılarında ve söylemlerinde Türkiye’yi; NATO, ABD, İsrail ve Suudi Arabistan’ın yanında İran’ı bölmek isteyen bir “dış mihrak” olarak konumlandırdıkları görülmektedir.
Geçmişte İran-Avrupa arasında Rüşdi meselesi ve Mikonos suikastı kriz yaratmışsa da Avrupa, tercihini diplomasiden yana kullanmıştır. Bugün de Nükleer Anlaşma’yı kurtarmak amacıyla benzer bir eğilimdedir.
Bedahşan, dağlık ve geçilmez doğasıyla Çin ve Rusya'nın yanı sıra Orta Asya ülkeleri için ciddi tehdit olarak görülen grupların bir araya gelme potansiyeli yüksek bir bölgedir.
Emini protestoları ve protestolara karşı yönetime destek yürüyüşlerinin yanında İran’ın Kuzey Irak operasyonu, Rıdvan adlı yeni balistik füzenin sergilenmesi ve DYTK’ye yeni üyelerin atanması irdelenmiştir.
İran ve ABD arasında yapılan mahkûm takası anlaşması, her iki ülkenin de Nükleer Anlaşma’yı canlandırmaya istekli ve kararlı olduğunu göstermektedir.
Türkmen gazının Kafkasya üzerinden Avrupa'ya ihracı konusunda, Rusya ve İran'ın karşıtlığına Çin de katılırsa bu enerji rotasının aktif hale gelmesi daha da zora girebilir.
İran’da başörtüsü, kadınların özel alandan kamusal alana geçişini sağlamış; kadınların kamuda geleneksel normlara uyamaması ihtimali ise gelenekçi aile babası rolünü üstlenecek İrşat Devriyelerinin kurulmasına yol açmıştır.
Kadın özgürlük hareketi argümanları ile ideolojik olarak ciddi bir yakınlık gösteren PJAK, bu süreçte daha fazla ön plana çıkmış ve alan kazanmıştır.
Hâlihazırdaki perakende gösteriler büyüme kapasitesine sahipse de yönetimin bunun önünü alma kabiliyeti bulunuyor.
Başörtüsünü düzgün takmadığı gerekçesiyle gözaltına alınıp ahlak polisleri tarafından darp edilen Emini’nin hayatını kaybetmesi, ülke ve dünya genelinde pek çok kişinin tepkisine neden olmuştur.
İran gazetelerinde geçtiğimiz hafta; Mehsa Emini olayı, Semerkant’taki ŞİÖ Zirvesi, Azerbaycan-Ermenistan çatışması, Arnavutluk’un İran’la diplomatik ilişkileri kesmesi ve ABD’nin İran İstihbarat Bakanlığına yaptırımı irdelenmiştir.
Çifte vatandaşlık sahiplerinin üst düzey görevlerde bulunmasının yasaklanmasının ardından çocuklarının da çifte vatandaşlık, daimî ikamet ve Green Card sahibi olmaları İran kamuoyunda uzun süredir tartışılıyor.