Varil başına yaklaşık 30 dolara varan indirimle Asya ülkelerinin piyasalarına tedarik edilen Rusya petrolü, yine indirimlerle satılan İran petrolünü bu piyasadan kısmen çıkarmaya başlamıştır.
Direniş Cephesi, ileriye dönük siyasi hesapları doğrultusunda nükleer dosya özelinde Reisi hükûmetine karşı eleştirilerini artırmaktadır.
ABD’nin, İran’a verdiği iddia edilen tavizler ve UAEA’nın son raporunu görmezden geldiği düşünülürse Biden yönetiminin ne pahasına olursa olsun Nükleer Anlaşma’yı canlandırmak istediği söylenebilir.
Tarafların, taleplerini gerçekçi seviyeye çekmemeleri; müzakereleri ve dolayısıyla KOEP’i bütünüyle çöküş noktasına taşıyabilir.
ABD ve İran, gerilimlerin azaltılmasına karşılıklı olarak ihtiyaç duyuyor. Viyana’da gerçekleşecek olan önümüzdeki KOEP müzakerelerine tedbirli bir iyimserlikle yaklaşılabilir.
Viyana müzakerelerinde nihai bir anlaşmanın çıkmasını zorlayan koşullar yalnızca İran tarafı ile ilgili değildir.
Yaklaşık bir aydır devam eden ABD-İran arasındaki dolaylı görüşmelere yönelik gelen son açıklamalar, müzakerelerdeki ihtilafın derinliğine işaret etmektedir.
Müzakerelerde İran Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar bir ilerleme kaydedilmesi beklense de olumlu bir gelişmenin kısa vadede gerçekleşmesi, teknik ve politik engellerden dolayı mümkün gözükmemektedir.
Görüşmelerde müzakerelerin hukuki temeli ve geçtiğimiz Şubat ayında Taliban ile ABD arasında imzalanan Doha Anlaşması’nın statüsü, anlaşmazlık noktaları olarak öne çıkıyor.
Durrani kabilesinin İshakzey koluna mensup olan Şeyh Abdülhekim, Gılzay kabilesinin ağırlıkta olduğu Taliban yönetiminde bir denge unsuru olarak düşünülmüştür.