Viyana görüşmeleri sürecinde devam eden belirsizlik ve bölgede yaşayan gelişmeler, İran ile Çin arasındaki 25 Yıllık Kapsamlı İş Birliği Anlaşması’nın uygulanmasını yavaşlatabilir.
Son dönemlerde enflasyon ve asgari ücrette iyileşmeler sağlanmasına rağmen İran halkı için ekonomik problemler tam olarak çözülmüş değil.
İran, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın patlak vermesinden bu yana gerek söylemde gerekse BM’de yapılan oylamalarda Rusya’yı destekleyen ülkelerden biri olarak ön plana çıktı.
Direniş Cephesi, ileriye dönük siyasi hesapları doğrultusunda nükleer dosya özelinde Reisi hükûmetine karşı eleştirilerini artırmaktadır.
“Birleşik Krallık’ın uzun süre İran’ın taleplerine karşı direnmesine rağmen sonunda takasa rıza göstermesi, büyük olasılıkla Viyana görüşmeleriyle alakalıdır.”
Birçok uzman savaş nedeniyle riske giren Rus kaynaklarına alternatif olarak İran doğal gazını vurgulasa da böyle bir durum gerçekçi değil.
Abdullahiyan, İran’ın Rusya ile ilişkilerinin geliştirilmesi sürecinin, uluslararası gelişmeler ve Viyana’daki görüşmelerin sonucundan bağımsız olarak devam edeceğini belirtti.
İran-Suudi Arabistan arasında bu hafta gerçekleşmesi beklenen görüşmelerin son gelişmelerden dolayı İran tarafından geçici olarak askıya alındığı iddia edilmektedir.
ABD’nin, İran’a verdiği iddia edilen tavizler ve UAEA’nın son raporunu görmezden geldiği düşünülürse Biden yönetiminin ne pahasına olursa olsun Nükleer Anlaşma’yı canlandırmak istediği söylenebilir.
“Nükleer bir İran” Moskova’nın çıkarlarıyla çelişiyor olabilir ancak “İran’ın nükleerleşmesi tehdidi”, Rusya’nın Batı’ya karşı kaldıraç olarak kullanabildiği bir kriz yaratmıştır.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etme amacıyla başlatmış olduğu savaş, başta güvenlik alanında olmak üzere siyasi ve ekonomik alanda İran için bazı fırsatlar yaratmış durumdadır.
Ağustos 2021’de Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan İbrahim Reisi’nin 7 aylık dönemdeki enflasyon oranı ortalaması %38 oldu.