Son dönemlerde enflasyon ve asgari ücrette iyileşmeler sağlanmasına rağmen İran halkı için ekonomik problemler tam olarak çözülmüş değil.
İmran Han’ın da görev süresi dolmadan başbakanlık koltuğundan alınması ile ülkede seçilen hükûmetlerin 5 yıllık görev sürelerini tamamlayamama geleneği devam etti.
İran, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın patlak vermesinden bu yana gerek söylemde gerekse BM’de yapılan oylamalarda Rusya’yı destekleyen ülkelerden biri olarak ön plana çıktı.
Direniş Cephesi, ileriye dönük siyasi hesapları doğrultusunda nükleer dosya özelinde Reisi hükûmetine karşı eleştirilerini artırmaktadır.
Riyad’ın, İran’ın Suriye’de savaştırdığı Pakistanlı militanları Husi saflarında savaşmak üzere Yemen’e göndereceğini iddia ederek Pakistan’a bu konuda sert adımlar atması için baskı yaptığı iddia edilmektedir.
Ukrayna’nın Rusya açısından yeni bir Afganistan olup olmayacağı konusunda asıl bakılması gereken unsurlar benzerliklerden ziyade iki işgal arasındaki farklılıklardır.
“Birleşik Krallık’ın uzun süre İran’ın taleplerine karşı direnmesine rağmen sonunda takasa rıza göstermesi, büyük olasılıkla Viyana görüşmeleriyle alakalıdır.”
İran’daki düşünce kuruluşlarında çıkan analizlerin, Rusya-Ukrayna arasındaki sorunları; tarihsel, psikolojik ve ideolojik boyutlarıyla değil, genel olarak reelpolitik boyutuyla ele aldığı görülmektedir.
Abdullahiyan, İran’ın Rusya ile ilişkilerinin geliştirilmesi sürecinin, uluslararası gelişmeler ve Viyana’daki görüşmelerin sonucundan bağımsız olarak devam edeceğini belirtti.
İran ile diğer ülkeler karşılaştırıldığında, İran’da beyaz yakalıların ücretlerinin oldukça düşük olduğu anlaşılmaktadır.
ABD’nin, İran’a verdiği iddia edilen tavizler ve UAEA’nın son raporunu görmezden geldiği düşünülürse Biden yönetiminin ne pahasına olursa olsun Nükleer Anlaşma’yı canlandırmak istediği söylenebilir.
İran gibi alternatif ülkelerden sunulacak ilave arzın, ne kadar süre içinde piyasadan çıkan Rusya petrolünün yerini alacağı gerçeği, petrol piyasasında belirsizliği azaltacak etkenlerden biri olacaktır.