Biden yönetiminden İran’a yönelik herhangi bir olumlu açıklama gelmemişken Yeni Delhi’nin İran’a ekipman teslimatı yapması, Çabahar Limanı Projesi’ni geliştirmedeki istekliliğini göstermektedir.
İran, ABD yaptırımlarıyla büyük ölçüde zarar görmüş ekonomisini zenginleştirilmiş uranyum faaliyetleriyle kurtaramayacaktır.
Mevcut koşullarda basın mensuplarının en önemli kaygısı, mesleki faaliyetten ziyade maddi ve manevi olarak yaşam mücadelesi olmuştur.
Dinî gerekçelerle ortaya konan planın asıl hedefleri arasında, Akdeniz’e ulaşmak ve Türkiye ile Sünni Araplar arasında bir bariyer oluşturmak olduğu söylenebilir.
Biden’ın Nükleer Anlaşma’ya dönmesini bekleyen Tahran, Taliban üzerinden Afganistan meselesinde de kilit aktörlerden biri olduğu mesajını vermek istiyor.
İran’ın gerek bölgede yürüttüğü faaliyetler gerekse de İran içindeki siyasi gelişmeler Biden yönetimi ile İran arasındaki ilişkilerin doğasına ve yönüne etki edecektir.
İran Nükleer Anlaşması’nın (KOEP) geleceği ABD Senatosunun çekincelerinin giderilmesine bağlı olacak.
Khodro ve SAIPA otomotiv şirketlerinin özelleştirilmesi, ekonomik oyun alanından çok iç ve dış gelişmeler tarafından şekillenen siyaset kulvarında belirlenecektir.
Çin, İran’ın 4 Ocak’ta Fordo Tesislerinde %20 uranyum zenginleştirmesine başladığını duyurmasının ardından sükûnet ve itidal çağrısında bulundu.
İran ve Rusya’nın desteklediği Esed rejimi, Suriye’yi geleceği olmayan çökmüş bir ülke hâline getirmiştir. Görünüşe göre yeni yılda da Suriye’yi daha iyi bir durum beklememektedir.
İran, geçtiğimiz yıl boyunca ABD karşısında sahip olduğunu düşündüğü ve bizzat Süleymani’nin de defalarca kez ifade ettiği askerî caydırıcılığa sahip olmadığını zor yoldan fark etti.
Tankerin alıkonulmasında görünür sebep olarak çevre kirliliği yarattığı belirtilse de Tahran’ın bu eyleminin arkasındaki gerçek amaç, bloke edilmiş parasının serbest bırakılmasını sağlamaktır.