Kadın özgürlük hareketi argümanları ile ideolojik olarak ciddi bir yakınlık gösteren PJAK, bu süreçte daha fazla ön plana çıkmış ve alan kazanmıştır.
Müesses nizam destekçileri tarafından; protestoların planlı bir senaryo olduğu, Devrim düşmanları tarafından organize edildiği, gösterilere öncülük edenlerin arasında HMÖ’nün eğittiği şahısların bulunduğu iddia edilmektedir.
Hâlihazırdaki perakende gösteriler büyüme kapasitesine sahipse de yönetimin bunun önünü alma kabiliyeti bulunuyor.
Muhalefet pozisyonundaki reformcu medya, İrşat Devriyelerine ilişkin politikaların reformu için çağrıda bulunurken sistemle iltisaklı ve muhafazakâr medya, reel politik denklemlerle örtüşmeyen ideolojik bir perspektif sunmaktadır.
Başörtüsünü düzgün takmadığı gerekçesiyle gözaltına alınıp ahlak polisleri tarafından darp edilen Emini’nin hayatını kaybetmesi, ülke ve dünya genelinde pek çok kişinin tepkisine neden olmuştur.
İran gazetelerinde geçtiğimiz hafta; Mehsa Emini olayı, Semerkant’taki ŞİÖ Zirvesi, Azerbaycan-Ermenistan çatışması, Arnavutluk’un İran’la diplomatik ilişkileri kesmesi ve ABD’nin İran İstihbarat Bakanlığına yaptırımı irdelenmiştir.
Müesses nizam içerisindeki bazı odakların; Mücteba’nın rehberliğini, rehberlik olmasa dahi rehberin yetkileri bir şûraya devredilirse şûra üyesi olmasını arzuladığı anlaşılmaktadır.
Çifte vatandaşlık sahiplerinin üst düzey görevlerde bulunmasının yasaklanmasının ardından çocuklarının da çifte vatandaşlık, daimî ikamet ve Green Card sahibi olmaları İran kamuoyunda uzun süredir tartışılıyor.
İran ile ŞİÖ arasında imzalanan yeni mutabakat zaptı, Tahran ve ŞİÖ üyeleri arasında çeşitli siyasi ve ekonomik alanlarda iş birliğinin genişletilmesinin temelini oluşturacaktır.
İran ve ABD arasında 1998 Dünya Kupası’nda birçok dış gerilimin gölgesinde gerçekleşen futbol maçının ardından ülkeler, Katar 2022 Dünya Kupası’nda tekrar karşı karşıya geliyor.
Devletin mali yükünü azaltması beklenen özelleştirmenin, İran’da bir trajediye dönüştüğü söylenebilir.
Irak’taki son gelişmeleri irdeleyen İran basını, tırmandırma stratejisiyle hareket eden Sadr’ın “başarısızlığını” vurgularken Ayetullah Hairi’nin, Irak-İran Şiiliği mücadelesini başka bir boyuta eviren hamlesini öne çıkarmıştır.