İran basını, Ankara-Şam ilişkilerinin normalleşmesinde Tahran’a ara buluculuk rolü atfetmeye çalışsa da Suriye üzerindeki egemenliğini kaybedeceği endişesi, Tahran’da tedirginlik yaratmaktadır.
Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı gibi jeostratejik ve jeoekonomik önemi yüksek olan proje, aynı zamanda istikrarlı ve vizyoner liderlik talep etmektedir.
Ankara-Şam, Şam-Abu Dabi ve Riyad hattında süren normalleşme adımlarını kaygıyla takip eden Tahran, gelişmelerin 12 yıldır Suriye’de oluşturduğu nüfuzuna nasıl yansıyacağı sorusunun cevabını arıyor.
İran’ın; Rusya ile artan askerî iş birliği ve Nükleer Anlaşma’nın canlandırılmasına dair isteksizliği, Avrupa başkentlerinin daha sert tedbirler almasını gündeme getirmektedir.
Hamenei, Batılı devlet ve siyaset modelleriyle bu doğrultudaki gelişme ve kalkınma tezlerine karşı olduğunu dile getirdiğinden reformcu dinamiklerin demokratikleşme yönündeki sistem değişikliği taleplerini reddedecektir.
İran’da devrim ve sonrası sürece bakıldığında, toplumsal fay hatlarının halen hareketine devam ettiğini ileri sürmek yanlış olmaz. Daha önceden on senede bir gerçekleşen toplumsal protestoların aralığının sıklaştığı ve 2-3 yılda bir gerçekleştiği görülüyo
İran'da döviz kurundaki artışta; sermaye çıkışı, ticari talepteki artış ve son dönemdeki protestoların yarattığı belirsizlik gibi faktörlerin yanında İran dışındaki gelişmeler de etkili olmuştur.
Nükleer ve kimyasal silahların kullanımını yasaklayan fetvanın, veli-yi fakihin yetkilerinin yanında Düzenin Yararını Teşhis Konseyi gibi kanallar aracılığıyla kaldırılması mümkündür.
Tahran’ın konferanstaki stratejik önemini vurgulayan İran basını; konferans çerçevesinde gelişen KOEP’in ihyasında nispeten müspet, Tahran-Riyad ilişkilerinde ise Suudi Arabistan’ı suçlayıcı bir perspektif sunmaktadır.
Rusya ve İran'ın hedefi; ticari bağlarını Batı müdahalesine karşı korumak, Asya'nın güçlü ve büyüyen ekonomileri ile yeni bağlar kurmaktır.
Fransa için rakibi Çin’i Irak’ta etkisiz hâle getirmek önemli olduğundan ülkedeki Çin-İran iş birliğini sınırlamak ve İran’ı uluslararası topluma entegre etmek toplantının ana gündemi olmuştur.
BM İnsan Hakları Konseyinin kararı; uluslararası toplumun, İran’daki insan hakları ihlalleri iddialarının araştırılması ve protestocuların haklarının korunması yönünde attığı ilk önemli adımdır.