Aralarındaki uzaklığa rağmen Irak, Afganistan’daki son gelişmelerden etkilenecektir.
Irak’ın, Afganistan benzeri bir rotaya evrilmesi, ABD’nin Çin’e karşı yürüteceği stratejik yarışta çıkarına olmayacaktır.
Afganistan’da ABD ve NATO’nun çekilmesiyle ortaya çıkacak olan güç boşluğu birçok bölgesel aktörün hem iştahını kabartıyor hem de güvenlik kaygılarını artırıyor.
Biden’ın, Irak’taki ABD askerî birliklerinin geri çekileceğine yönelik açıklaması, mevcut durumla tezatlık gösteriyor.
“İtaatsiz milisler” söylemi, yeni bir meydan okuma mı yoksa meşrulaştırma mı?
Arap Baharı sonrasında Rusya’nın Orta Doğu’da ve özellikle İran, Suriye ve Yemen’de daha etkin bir politika izlediği gözlemlenmektedir.
Haşdi Şabi, siyasi ve stratejik nedenlerin yanı sıra Curf el-Sahar’daki varlığını dinî mitlerle ilişkilendirerek bölgeyi kendisi için bir üs hâline getirdi.
Jeopolitik güvenlik sorunları ve hükûmet öncülüğünde etkin bir ulusal uzlaşının sağlanamaması sonucu, Ezidilerin varlık krizi ve geri dönüş ikilemi sürüyor.
ABD, Afganistan sorununu bölgesel ve uluslararası aktörlerden oluşan Birleşmiş Milletler destekli bir platforma havale etmek istiyor.
Irak’taki ABD askerlerinin artırılmasının tartışıldığı dönemde, İran ve Suudi Arabistan rekabeti Irak sahasında devam edecektir.
Bölgede pek çok farklı aktörün söz konusu ilgi düzeyiyle takip ettiği Pençe-Kartal 2 harekâtı, özellikle Irak düzleminde iki aktörün daha yoğun bir dikkat ve aynı zamanda endişeyle bu süreci takip etmesine de yol açtı.
Dinî gerekçelerle ortaya konan planın asıl hedefleri arasında, Akdeniz’e ulaşmak ve Türkiye ile Sünni Araplar arasında bir bariyer oluşturmak olduğu söylenebilir.