Suriye’de birbiriyle savaşmış iki silahlı örgüt DEAŞ ile Fatimiyyun Tugayları'nın Afganistan'da son günlerde gündeme gelmesi, ülkenin mezhep eksenli savaşların yeni adresi olacağı endişelerine yol açıyor.
İran’ın terör örgütlerinin tümüne yönelik olarak aynı stratejik hamleleri uygulaması, terörizme sebep olan farklı etkenlerin net bir biçimde analiz edilmesini engellemektedir.
ABD ve İran'ın birbiriyle çatışan beklentileri ve İran yanlısı milis grupların Kazımi’ye güvenmedikleri gerçeği ilerleyen süreçte Kazımi’nin önünde ciddi engeller olarak duruyor.
Yeni dönemde de ABD-İran gerginliği Irak siyasetinde rol oynamaya devam edecek ve bu gerilimin seyri Irak’ı da doğrudan etkileyecektir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Tahran bir yandan zayıf noktası olan Körfez’deki hava savunma altyapısını geliştirirken diğer yandan da taarruz kabiliyetini artırmak amacıyla bir askerî teknoloji hamlesi yürütüyor.
İran’da koronavirüs salgını meclisin savaş durumunda dahi ara vermediği yasama faaliyetlerini geçici bir süre askıya almasına ve Devrim Rehberi'nin bazı programlarının iptaline neden olmuştur.
Türbe Milislerinin bugüne kadar almış olduğu askerî-siyasi konumlanmanın ve ayrılış sürecinin Ayetullah Ali Sistani’nin vizyonunu yansıtmış olduğu görülmektedir.
Koronavirüs krizinin Tahran yönetimini kendi iç sorunlarına daha fazla yoğunlaştıracağı varsayılırken, İran’ın bölgedeki tehditkâr ve agresif davranışları daha fazla arttı.
İran gerilimi artırmaktan yana olan tarafmış gibi gözükse de Tahran’ın asıl amacı mevcut statükoyu önümüzdeki ABD seçimlerine kadar muhafaza etmektir.
ABD ve İran arasındaki siyasi krizlerin siber uzaya yansımasıyla birlikte her iki aktörün devlet destekli siber operasyonlarında artış söz konusudur.
PKK/PYD-YPG'nin kontrol ettiği alanlarda bir “devlet” mekanizması kimliğine sahip olma çabası bu terör örgütünün biyolojik eylem gerçekleştirme olasılığını zayıflatmaktadır.