İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İdlib’de yaşanan son gerginlik, milislerin ve vekil güçlerin cephedeki komutayı rejim güçlerine bırakarak yavaş yavaş geri çekilmeye başlamasının ne denli önemli olduğunu gösterdi.
Hizbullah son yıllar içinde art arda gelen en büyük askerî, ekonomik ve siyasi krizler ile yüzleşmek zorunda kaldı.
Suriye iç savaşı onuncu yılına girerken bu ülke de Afganistan ve Irak örneklerinde olduğu gibi kısa sürede istikrara kavuşacak gibi görünmüyor.
Tahran yönetimi uluslararası yardım çağrısı yaptığı ve binlerce cana mal olan salgın hastalığa rağmen kısa vadede ABD karşıtı siyasetlerinden vazgeçmeyecek.
İran tansiyonu artırarak ABD’yi savaş gibi ortak bir riske maruz bırakmaya, korkutmaya ve geri adım attırmaya çalışmaktadır.
OPEC+ ülkelerinin petrol üretim kesintisi ile ilgili uzlaşamamaları özelde Basra Körfezi’nde genelde Orta Doğu’da ekonomik, siyasi ve jeopolitik sonuçlar doğuracaktır.
İran, Hindistan’a karşı keskin bir çizgi çekerse bu durumun Güney Asya ve Orta Doğu için daha büyük sonuçları olabilir.
İran’ın, Suriye’deki jeopolitik denklemlerde köşeye sıkıştığı görülmektedir.
Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar
İran'ın İdlib meselesi üzerine Esed’le birlikte Türkiye’yi üçlü görüşmeye çağırması ve Rusya’yı bu sürecin dışında tutması, İdlib ile alakalı olarak Moskova ve Tahran’ın arasının açık olduğunu gösteriyor.
Astana ve Soçi süreçleri üzerinden uluslararası krizlerin çözümünde önemli adımlar atan ve bu bağlamda büyük prestij kazanan Rusya, İdlib operasyonlarıyla bunu kaybetti.