Göç meselesi oldukça hassas bir konu olup her bireyin hikâyesinin ve motivasyonunun kendine özel olduğu unutulmamalıdır.
İlişkilerin gerilmesine sebep olan temel görüş ayrılıklarının hâlâ devam etmesi, İran-Azerbaycan arasındaki yakınlaşmanın kalıcılığı konusunda soru işareti yaratmaktadır.
BAE saldırıları, asimetrik tehditlerin ne derecede ilerlediğine açık bir örnek oluştururken hava savunma sistemlerinin işlevselliği konusu bir kez daha gündeme gelmiştir.
İran’da; kuraklık, ağır ekonomik şartlar ve artan nüfusla beraber kaynak kıtlığının belirginleşmesi; orta vadede İran’da büyük kitleleri harekete geçirebilir.
İran’da önde gelen kimi akademisyenlerin görevlerine devam edememeleri, yeni hükûmetin bir önceki iktidar ve seçkinleriyle olan mücadelesinin üniversite camiasına sirayet ettiğini gösteriyor.
Hem Meclis seçimleri hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başarısız olan reformcu ve ılımlı çevrelerin “yeni bir ittifak” arayışında olduğunu belirtmek mümkündür.
Ademiyet, tarihyazımı hakkındaki düşüncelerini, Meşrutiyet’in toplumsal ve entelektüel tarihine ilişkin yaptığı araştırmalarda uygulamıştır.
Reisi ve taraftarları, Doğu’ya yönelik adımları ülkenin dış politikası için stratejik bir başarı olarak görürken muhalif cephe bu gelişmelere karşı eleştirilerini artırdı.
Batılı taraflar, Nükleer Anlaşma’nın ihyası için zamanın giderek daraldığını iddia ederek geri sayımı başlatmıştır.
Abdülhüseyin Zerrinkub’un İki Yüzyıllık Sessizlik eseri İran’da 19. yüzyılda başlayan milliyetçi tarihyazımının ürettiği en popüler eser olarak görünmektedir.
Biden Dönemi’nde yaptırımlarda yumuşamaya gidilmesi, Batı Asya’da 2021 yılının en önemli değişikliklerinden biri olmuştur.