İç Politika

Müesses nizam destekçileri tarafından; protestoların planlı bir senaryo olduğu, Devrim düşmanları tarafından organize edildiği, gösterilere öncülük edenlerin arasında HMÖ’nün eğittiği şahısların bulunduğu iddia edilmektedir.

Muhalefet pozisyonundaki reformcu medya, İrşat Devriyelerine ilişkin politikaların reformu için çağrıda bulunurken sistemle iltisaklı ve muhafazakâr medya, reel politik denklemlerle örtüşmeyen ideolojik bir perspektif sunmaktadır.

Başörtüsünü düzgün takmadığı gerekçesiyle gözaltına alınıp ahlak polisleri tarafından darp edilen Emini’nin hayatını kaybetmesi, ülke ve dünya genelinde pek çok kişinin tepkisine neden olmuştur.

Müesses nizam içerisindeki bazı odakların; Mücteba’nın rehberliğini, rehberlik olmasa dahi rehberin yetkileri bir şûraya devredilirse şûra üyesi olmasını arzuladığı anlaşılmaktadır.

İran Kooperatif, Çalışma ve Sosyal Refah Bakanı, istifaya zorlanarak siyasi ve ekonomik çekişmelerin ilk kurbanı oldu.

Durumlarından hoşnutsuz meslek gruplarının da sokağa dökülmesiyle İran, çok katmanlı ve dağınık bir kitlesel gösteriler sarmalına girmiştir.

Ses kaydı, muhafazakârların kendi içerisindeki iktidar mücadelesini açığa çıkarırken Kudüs Gücünün finansal desteğinin teminini ve Kalibaf’ın bundaki rolünü açıkça ortaya koymuştur.

Direniş Cephesi, ileriye dönük siyasi hesapları doğrultusunda nükleer dosya özelinde Reisi hükûmetine karşı eleştirilerini artırmaktadır.

Reisi hükûmeti, İran’ın orta ve uzun vadede ülke politikalarının izleğini sunması bakımından önem atfedilen 200 günü geride bıraktı.

“Birleşik Krallık’ın uzun süre İran’ın taleplerine karşı direnmesine rağmen sonunda takasa rıza göstermesi, büyük olasılıkla Viyana görüşmeleriyle alakalıdır.”

İran’daki düşünce kuruluşlarında çıkan analizlerin, Rusya-Ukrayna arasındaki sorunları; tarihsel, psikolojik ve ideolojik boyutlarıyla değil, genel olarak reelpolitik boyutuyla ele aldığı görülmektedir.