Geçmişte İran-Avrupa arasında Rüşdi meselesi ve Mikonos suikastı kriz yaratmışsa da Avrupa, tercihini diplomasiden yana kullanmıştır. Bugün de Nükleer Anlaşma’yı kurtarmak amacıyla benzer bir eğilimdedir.
Protestolarda gözaltına alınanların yaş ortalamalarının 14-18 yaş arası olması, protestolara katılanların büyük çoğunluğunun Z kuşağı gençliği olduğunun ispatı gibidir.
Hâlihazırda büyük bir ekonomik durgunlukla mücadele eden İran, Şam rejimine 11 yıldır sağladığı desteğin karşılığını, Suriye kaynakları kullanılarak telafi edilmesini istiyor.
Mevcut krizin, teokratik cumhuriyetin gelecekteki yol haritası üzerinde önemli ve uzun vadeli bir etki bırakması bekleniyor.
Bedahşan, dağlık ve geçilmez doğasıyla Çin ve Rusya'nın yanı sıra Orta Asya ülkeleri için ciddi tehdit olarak görülen grupların bir araya gelme potansiyeli yüksek bir bölgedir.
Türkmen gazının Kafkasya üzerinden Avrupa'ya ihracı konusunda, Rusya ve İran'ın karşıtlığına Çin de katılırsa bu enerji rotasının aktif hale gelmesi daha da zora girebilir.
İran’da başörtüsü, kadınların özel alandan kamusal alana geçişini sağlamış; kadınların kamuda geleneksel normlara uyamaması ihtimali ise gelenekçi aile babası rolünü üstlenecek İrşat Devriyelerinin kurulmasına yol açmıştır.
İran toplumu, tarihsel ve kültürel nedenlerin de etkisiyle oldukça protest bir topluluk ve deyim yerindeyse devlet ile halk arasındaki makas sürekli açık.
Kadın özgürlük hareketi argümanları ile ideolojik olarak ciddi bir yakınlık gösteren PJAK, bu süreçte daha fazla ön plana çıkmış ve alan kazanmıştır.
Müesses nizam destekçileri tarafından; protestoların planlı bir senaryo olduğu, Devrim düşmanları tarafından organize edildiği, gösterilere öncülük edenlerin arasında HMÖ’nün eğittiği şahısların bulunduğu iddia edilmektedir.
İran gazetelerinde geçtiğimiz hafta; Mehsa Emini olayı, Semerkant’taki ŞİÖ Zirvesi, Azerbaycan-Ermenistan çatışması, Arnavutluk’un İran’la diplomatik ilişkileri kesmesi ve ABD’nin İran İstihbarat Bakanlığına yaptırımı irdelenmiştir.
Müesses nizam içerisindeki bazı odakların; Mücteba’nın rehberliğini, rehberlik olmasa dahi rehberin yetkileri bir şûraya devredilirse şûra üyesi olmasını arzuladığı anlaşılmaktadır.