Haşdi Şabi'de 'Halef' Belirsizliği

Müştak El-Hılo Koordinatör, Şiilik Araştırmaları

Haşdi Şabi'nin en etkili isimlerinden el-Mühendis’in ölümünün üzerinden 1,5 aydan fazla zaman geçmesine rağmen halefi üzerinde mutabakata varılamaması, milis gruplar arasındaki ihtilafların ciddiyetini gösteriyor.

Irak’ta DEAŞ ile mücadele amacıyla oluşturulan Şii milis gücü Haşdi Şabi’deki gruplar üç temel akımdan oluşuyor: Ayetullah Sistani’nin takipçileri, İran Velayet-i Fakih takipçileri ve Mukteda es-Sadr’ın takipçileri. Taklit ettikleri merciler arasındaki görüş ayrılıklarından dolayı bu gruplar arasında bazı ihtilaflar da mevcut. Bu üç akımın mercileri yaşadıkları ihtilafları medya ve topluma taşımamaya çalışırken takipçileri de aynı davranışta bulunmakla mükellefler. Ancak Mehdi el-Mühendis’in ABD'nin hava saldırısında öldürülmesinin üzerinden 1,5 aydan fazla zaman geçmesine rağmen halefinin tayin edilmemesi, bu gruplar arasındaki ihtilafların ciddiyetini gösteriyor.

Son olarak, 20 Şubat’ta Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ali el-Basri Haşdi Şabi heyeti tarafından oy birliğiyle el-Mühendis'in halefi olarak Ebu Fedek’in seçildiğini açıkladı. El-Basri, yetkileri arasında Irak silahlı kuvvetlerinin başkomutanlığı da bulunan başbakanın iki gün içinde bu kararı imzalayacağını duyurdu. El-Basri’nin bahsettiği Haşdi Şabi heyetinde kendisinin yanı sıra Ebu Fedek, Ebu Muntazer el-Hüseyni, Ebu İman el-Bahili, Ebu Alâ el-Velai ve Leys el-Hazali yer alıyordu. Bu grubun tamamı ise Velayet-i Fakih çizgisini takip eden kişilerden oluşuyor.

Aslında Haşdi Şabi liderleri ortak bir karara varamamıştı. Fakat yeni hükümet kurulmasından itibaren Adil Abdulmehdi başkomutanlık görevini yürütmeyecek. Yeni başbakan, dolayısıyla başkomutanın da Haşdi Şabi ile işbirliği yapacağı kesin değil. Bu nedenle Tahran ve Hasan Nasrallah’ın onayıyla, Abdulmehdi’nin görev süresi bitmeden atamanın onaylanabilmesi için, Ebu Fedek’in ismi açıklandı.

Ebu Fedek ismi etrafındaki tartışmalar

Fakat çok geçmeden Sistani’nin ekibi bu kararın “yasa dışı” olduğunu duyurdu. Ebu Fedek’in atanma kararını İmam Ali, el-Abbas, Ali Ekber ve el-Ensaru’l-Mercia grupları onaylamıştı. Ebu Fedek’in atanması durumunda Haşdi Şabi’nin meşruiyetini yitireceği uyarısının, karar açıklanmadan önce Sistani’nin temsilcileri tarafından Haşdi Şabi başkanına bildirildiği söyleniyor.

Zira Haşdi Şabi Sistani’nin fetvasıyla kurulmuş bir grup. Aynı şekilde Sadr’ın takipçileri olan Seraya es-Selam grubu da bu karara razı olmamasına rağmen, Sistani’nin açıklamasıyla yetinip ayrı bir açıklama yapma gereği duymadı. Bu tepkilere bir yanıt olarak, (Ebu Fedek’in komutanlığını yaptığı) Ketaib Hizbullah grubu 22 Şubat’ta bir bildiri yayımlayarak Ebu Fedek’in atanmasına vurgu yaptı. Fakat günler geçmesine rağmen ne Haşdi Şabi başkanı ne de genelkurmay başkanı konuyla ilgili herhangi bir açıklama yaptı. Şu ana kadar birkaç kez yapısal değişime uğramasından ötürü, Haşdi Şabi’nin tutumu medyaya tutarlı bir şekilde yansımamış, dolayısıyla bu yapıyla ilgili yanlış yorumlar yapıldığı olmuştur. Bu nedenle el-Mühendis’in Haşdi Şabi içindeki konumu da medyada tam olarak kavranmış görünmüyor.

Ebu Mehdi el-Mühendis kimdir?

Ebu Mehdi el-Mühendis lakaplı Cemal Cafer Al-i İbrahim 1954’te Irak’ın Basra şehrinde dünyaya geldi. 1970’lerde Şii İslami Dava Partisi'ne katılıp dönemin Irak yönetimine karşı faaliyetlere başladı. İran İslam Devrimi'nin gerçekleşmesinden hemen sonra devrime katılan el-Mühendis, Hizbullah’ın kuruluşundan önce İran’ın yurtdışı operasyonlarını icra eden en önemli figürdü. 1984’te Kuveyt’te art arda yapılan saldırılardan sonra Kuveyt Yüksek Mahkemesi tarafından idama mahkûm edildi. Nitekim bu karardan sonra Interpol tarafından takibe alındı. O tarihten sonra İran’a dönüp Bedir Tugayları’nın komutanlarından biri olarak göreve başladı. ABD’nin 2003 Irak işgalinden sonra İran’ın lehine pek çok yerde rol aldı. Fakat ABD’nin takibinde olduğu için, TV kanallarında pek görünmeyerek çalışmalarına daha çok arka planda devam etti.

2014’te oluşturulan Haşdi Şabi başkanlığını Nuri el-Maliki bizzat üstlenmek istemişti; fakat Sistani’nin karşı çıkmasıyla bu kararından vazgeçip bu göreve el-Mühendis’i atadı. Bu sefer de ABD el-Mühendis’in atanmasına muhalefet etti. Nitekim Hadi el-Amiri Haşdi Şabi’nin başkanı ve el-Mühendis de onun yardımcısı olarak seçildi. Ancak ABD’nin bu karara da itiraz etmesiyle, eski milli güvenlik danışmanı Falih el-Feyyaz Haşdi Şabi’nin başkanı seçildi ve el-Mühendis onun yardımcısı olarak görevine devam etti. El-Feyyaz’ın başkanlığına taraflardan hiçbiri itiraz etmedi; fakat Haşdi Şabi içinde asıl kararları veren kişi el-Mühendis oldu. Öyle ki el-Mühendis, dönemin başbakanı Haydar el-İbadi’yle ihtilafa düştüğünde, bir mektup yazarak meseleyi alenen açıklardı.

El-Mühendis 2019’dan itibaren Irak’ta bulunan ABD askerlerini tehdit eden yazılar yayımlamaya başladı. ABD askerleri 2014’te Nuri el-Maliki’nin davetiyle DEAŞ’a karşı Irak’a yardım etmek için gelmişti. El-Mühendis’in bu tutumları ve mevzi almaları sonucunda, Haşdi Şabi’nin Başkanı Falih el-Feyyaz’la ihtilafları büyüyüp aleni hale geldi. Bu ihtilafları gidermek için Eylül 2019’da Haşdi Şabi'nin yapısında bazı değişikliklere gidildi. Değişen yeni yapıda bazı makamlar ortadan kaldırıldı ve yeni makamlar oluşturuldu; kimi makamların da yetkileri kısıtlandı. Örneğin bakan yardımcılığına denk gelen başkan yardımcılığı makamı kaldırılıp Haşdi Şabi karargâh komutanlığı makamı oluşturularak el-Mühendis’in sorumluluğuna verildi. El-Mühendis bu sorumluluğu kabul edip bütün düzenini yeni makamına göre ayarladı. Ancak uygulamada hiçbir şey değişmedi ve el-Mühendis Haşdi Şabi’de güçlü bir figür olarak kalmaya devam etti. El-Mühendis’in geçmişi, Irak içindeki siyasi tarafsızlığı, iç politikada ihtilaflı meselelere karışmaması, mülki görevde yer almaması, yolsuzlukla itham edilmemesi ve kişisel özellikleri onun farklı grupları bir çatı altında toplamasına yardımcı oldu. Bu özellikleri taşıyan bir halefin bulunması kolay olmayacak ve gizli kalmasına özen gösterilen ihtilaflar kuşkusuz ortaya çıkacaktır.

Ebu Fedek kimdir?

Ebu Fedek künyesiyle bilinen Abdulaziz el-Muhammedavi Haşdi Şabi'nin gölge komutanlarından biri olduğu için, hakkında detaylı bilgi bulmak oldukça güç. El-Muhammedavi Irak’ın güneyinde el-Amare’de (Misan) dünyaya geldi. El-Muhammedavi 1980’lerde Bedir örgütünün genç komutanlarından biri olarak İran’da, 1990’larda ise (Irak’a uygulanan ambargolardan yararlanarak) İran'ın güdümünde Irak’ın güney bataklıklarında faaliyetlerde bulundu. ABD’nin 2003 Irak işgalinden sonra da İran’a bağlı gruplarda çalışarak Ketaib Hizbullah’ın komutanlarından biri konumuna yükseldi. Ketaib Hizbullah kurulduğu ilk günden bu yana başkomutanının ismini açıklamaz. Bu mesele onlar arasında bir sırdır. Bu nedenle Ketaib Hizbullah’ın başkomutanı hakkında farklı görüşler bulunuyor.

2015’in Aralık ayında kaçırılan Katarlı avcılara karşılık elde edilen fidyeler yüzünden doğan ihtilaflardan dolayı Ebu Fedek Ketaib Hizbullah’tan ayrıldı. Beş ay önce Irak gençlerinin başlattığı protestolar esnasında Kasım Süleymani’nin önerisiyle tekrar Ketaib Hizbullah’a katılan Ebu Fedek grubun komutanı olarak görev yapıyordu. Ancak son dönemlerde Ketaib Hizbullah’ın komutanlığı konusunda Ahmet Muhsin Ferec el-Hamidavi (Ebu Hüseyin) ile bazı anlaşmazlıkları olduğu söyleniyordu. El-Hamidavi Ketaib’in komutanı olurken el-Muhammedavi’ye Haşdi Şabi’de bir görev verildi. Birkaç ay önce ise ABD güçlerinin el-Kaim şehrinde bulunan Haşdi Şabi karargâhını bombalaması sonucunda el-Muhammedavi’nin kardeşi hayatını kaybetti.

Ebu Fedek’e atfedilen takma isimlerden biri de Türkçede "dayı" anlamına gelen “el-Hal” kelimesidir. Bazıları el-Hal’in Ketaib Hizbullah’ın ikinci adamı Kerim Muhsin el-Zircavi için kullanıldığını iddia etse de, çoğunluk bu takma ismin el-Muhammedavi’ye ait olduğunu savunuyor. ABD’nin Bağdat Büyükelçiliğine yönelik saldırılar esnasında elçiliğin duvarına da “el-Hal” yazılmıştı. Bu durumda “el-Hal” şeklinde hitap edilen kişinin Ebu Fedek olduğu iddiası doğruysa, Ebu Fedek’in ABD’nin hedef listesinde yer alması büyük bir ihtimal. Aynı şekilde Bağdat’ın güneyinde kimliği belirsiz kişiler protestocu gençlere saldırıp onları öldürürken de duvarlarda “el-Hal buradan geçti” veya “el-Hal buradaydı” gibi ifadeler yazmışlardı. El-Muhammedavi ve yandaşlarının Sistani’nin takipçilerinden biri olan Ali Ekber Tugayı'yla olan anlaşmazlıkları bir kez silahlı çatışma noktasına kadar varmış, ancak Sistani’nin temsilcisinin müdahalesiyle ortam sakinleştirilmişti.

El-Muhammedavi'nin kendine seçtiğin künyenin Şii inancında da ayrı bir yeri bulunuyor. Şii inancına göre “Fedek”, Hazreti Muhammed tarafından kızı Hazreti Fatıma’ya hediye edilen, ancak birinci halife Hazreti Ebubekir tarafından “haksız olarak” geri alınan arazinin adıdır. Dolayısıyla “Fedek” ismi Şii ve Sünni kesimler arasında her zaman tarihi bir ihtilafı çağrıştırır. El-Muhammedavi’nin bu ismi künye olarak seçmesi onun düşünce yapısını açıkça ortaya koyuyor. Zikredilen hususlar onun birleştirici bir kişiliğe sahip olmadığını, dolayısıyla bütün grupların ona itaat etmesinin mümkün olmayacağını gösteriyor.


Bu makale ilk olarak 6.3.2020 tarihinde Anadolu Ajansında yayımlanmıştır.

https://www.aa.com.tr/tr/analiz/hasdi-sabide-halef-belirsizligi/1756993

İran’ın Siyasi Düzeninde “Hükm-i Hükûmeti”nin Anlamı ve Geçmişi

Müştak El-Hılo

Koronavirüs salgınından dolayı İran İslami Şûra Meclisinin tatil olduğu dikkate alındığında önümüzdeki günlerde “Hükm-i Hükûmeti” kararları çoğalacaktır.

Ayetullah Sistani’nin Halefi Hakkındaki Tartışmalar

Müştak El-Hılo

Sistani’nin doksan yaşının eşiğine gelmesi hasebiyle bazı siyaset adamları diğer birçok konudan daha ziyade ölümünden sonra oluşacak boşluktan dolayı endişe etmektedir.