Rahim Farzam

İranlı yetkililerin verdikleri rakamların doğru olup olmaması bir yana söz konusu yetkilerce mültecilerin nükleer anlaşma çerçevesinde bir pazarlık veya tehdit unsuru olarak öne sürülmesi ne etik ne de gerçekçidir.

Tahran, Irak’taki ekonomik ve politik kazanımlarını pekiştirerek bu ülkenin ABD’nin çevreleme stratejisinin bir parçası olarak kendisine karşı bir güvenlik sorunu oluşturmasına engel olmayı hedeflemektedir.

Hem coğrafi hem de dil ve mezhep yakınlığı sebebiyle Afganistan’ı doğal nüfuz alanı olarak gören İran İslam Cumhuriyeti, kurulduğundan beri bu ülkede etki alanını genişletme çabası içerisinde olmuştur.

ABD’nin Afganistan’dan çekilmek için Taliban’la seri müzakereler yürüttüğü bir ortamda gerçekleşen bu ziyaretin dikkat çekici bir diğer yönü de ilk kez İranlı üst düzey bir yetkilinin Tahran-Taliban ilişkisini açıkça deklare etmesidir.

İran'ın Suriye savaşında Esed güçleri safında savaşa dahil ettiği Şii milis güçlerini geleneksel nüfuz alanı olarak gördüğü Afganistan’a taşıma ihtimali, Afgan makamlarını endişelendiriyor.

Trump yönetimi daha önce açıkladığı silah zoruyla siyasi anlaşmaya zorlama şeklindeki stratejisinde, önemli bir değişiklik yaparak Taliban’la doğrudan görüşme kararı aldı.

Netanyahu, Körfezin küçük ama stratejik ülkesi Umman’la ilişki geliştirmenin Arap dünyasına yeni kapılar açacağını düşünmektedir.

Tahran yönetimi Afganistan’daki baraj inşaatı faaliyetlerinin İran’ın su güvenliğini ciddi anlamda tehlikeye atacağını düşünüyor.