Netanyahu’nun yeniden İsrail başbakanı seçilmesi, değişen bölgesel şartlarda İran dosyası başta olmak üzere muhtelif bölgesel güvenlik konularında İsrail’in ABD’ye rağmen otonom davranışlarını yeniden gündeme getirebilir.
Çin Başbakan Yardımcısı Chunhua’nın ziyaretinin, Çin-Arap Zirvesi’nin İran’da yarattığı infiali yatıştırmak amaçlı stratejik bir ziyaret olduğu söylenebilir.
Cinping’in Riyad ziyareti, 2018’den bu yana Doğu’ya Bakış politikası kapsamında Çin’i mutlak müttefik olarak gören İran’da, bu politikayı eleştiren kesimlerin elini kuvvetlendirecektir.
Eminiyan’a göre Afganistan’da Taliban iktidarı; İran’ın bölge ve Afganistan’daki nüfuzu ile Fars medeniyeti ve kültürü açısından bir felaket olmuştur.
Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı savunma arayışındaki yaklaşımı; bu ülkenin, İran’ın on yıllardır yürüttüğü asimetrik savunma konusundaki stratejiyi örnek alabileceğinin ilk işaretleri olarak yorumlanabilir.
Pençe-Kılıç Harekâtı; KCK/PKK konseyi ve YPG’ye varoluşsal tehdit algısını daha fazla hissettirirken aynı zamanda gelecek arayışını da yoğunlaştırmıştır.
İran'da gıda güvenliği alanındaki temel zorluklardan birinin, ülkedeki su krizi ve bunun tarım sektörünü olumsuz etkilemesi olduğu söylenebilir.
Duşanbe, Taliban’ın İslam Emirliği’nin bölgede daha geniş bir İslami radikalizm dalgasını tetiklemesinden endişe etmektedir.
ABD, Katar’ın geçmişte olduğu gibi İran ile aralarındaki ara buluculuk rolünü tekrar üstlenmesi konusunda beşincisi gerçekleşen stratejik diyalog platformunu fırsat olarak kullanmış olabilir.
İran’ın Kürt bölgeleri, gösterilerin başladığı tarihten itibaren şiddet sarmalı ve terörizm tuzağının net biçimde kendisini gösterdiği alanlara dönüşmüştür.
Kazakistan, geliştirdiği ikili ilişkilerin yanında Azerbaycan ve Türkiye ile TDT kapsamında; İran’la ise ŞİÖ ve hatta AEB kapsamında ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirmektedir.
İran'ın, Ukrayna krizi sırasında Rusya ile Güney Asya ülkeleri arasındaki ilişkilerin genişlemesinde “köprü” rolü oynadığı söylenebilir.