Dış Politika

İran-İsrail gölge savaşları, drone misillemelerinin dâhil olduğu yeni bir safhada sürdürülmektedir.

Viyana anlaşması İran içi güç dengelerini etkileyecek olmasına rağmen asıl etkisi bölgesel politikalar konusunda olabilir.

2014 yılında kurulan Haşdi Şabi (Haşd) ile 2019’da Ekim Hareketi (Tişrin) olarak bilinen hükûmet karşıtı protestoların patlak vermesi arasındaki bağlantı, iki olay arasında varsayılan ayrım nedeniyle genellikle gözden kaçmaktadır.

Saldırıdan sonra bir DMO komutanının “Pakistan’da askerî operasyonlar yürütmeye hazır gruplarının olduğunu” söylediği görüntüler, saldırganların İran’da konuşlandıkları iddialarını güçlendirdi.

İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz’ın sürpriz Bahreyn ziyareti, İbrahim Anlaşmaları sonrası İran’a karşı kurulan bölgesel güvenlik kompleksini güçlendirmektedir.

İlişkilerin gerilmesine sebep olan temel görüş ayrılıklarının hâlâ devam etmesi, İran-Azerbaycan arasındaki yakınlaşmanın kalıcılığı konusunda soru işareti yaratmaktadır.

BAE saldırıları, asimetrik tehditlerin ne derecede ilerlediğine açık bir örnek oluştururken hava savunma sistemlerinin işlevselliği konusu bir kez daha gündeme gelmiştir.

Reisi ve taraftarları, Doğu’ya yönelik adımları ülkenin dış politikası için stratejik bir başarı olarak görürken muhalif cephe bu gelişmelere karşı eleştirilerini artırdı.

Batılı taraflar, Nükleer Anlaşma’nın ihyası için zamanın giderek daraldığını iddia ederek geri sayımı başlatmıştır.

Çin merkezli diplomatik aktivizmin merkezinde, Orta Asya’nın istikrarına ilişkin artan endişeler ve Viyana’da devam eden müzakereler başta olmak üzere birçok önemli mesele bulunmaktadır.

Abdullahiyan’ın Umman ziyareti, Viyana’da devam eden müzakereler ve diğer bölgesel konularda Umman’la iş birliğine önem verdiğini ve Umman’ın da buna olumlu yaklaştığını göstermektedir.

Gelinen noktada, önümüzdeki dönem daha çok ABD'nin ve elbette İsrail'in İran'ı nükleer ve bölgesel güç olarak kabul etmeyi hazmetme süreci de olacak.