Devrim Muhafızları Genel Komutanının Değiştirilmesi Ne Anlama Geliyor?

Mehmet Koç Koordinatör, İç Politika

Hamenei devletin zirvesinde gerçekleştirdiği değişikliklerle ABD’nin tehditlerine direneceğinin mesajını vermektedir.

İran Devrim Rehberi Hamenei 21 Nisan 2019’da yayımladığı bir mesajla Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Genel Komutanı Tümgeneral Muhammed Ali Caferi’yi bu görevden alarak yine bu kurumun bünyesinde kültürel ve toplumsal faaliyetleri yürütmekte olan Bakiyetullah Karargâhının başına atadığını açıkladı. Ondan boşalan DMO Genel Komutanlığına ise DMO Genel Komutan Vekili Tuğgeneral Hüseyin Selami’yi tümgeneralliğe terfi ettirdiğini ve Devrim Muhafızları yeni Genel Komutanı olarak atadığını kamuoyuna duyurdu. Mesajda her ne kadar Caferi’nin kendi isteği üzerine görevinin sonlandırıldığı belirtilse de özellikle ABD’nin Devrim Muhafızları Ordusunu terör örgütleri listesine aldığını duyurmasından kısa bir süre sonra bu değişikliğin yapılması farklı yorumlara neden olmuştur. Zira Temmuz 2017’de 10 yıllık görev süresi dolan Caferi’nin görev süresi üç yıllığına uzatılmış ve bu sürenin dolmasına henüz 16 ay kalmıştı. Dolayısıyla yapılan bu görev değişiklikleri göz önüne alındığında İran için kritik sayılan bir sürece daha etkili aktörlerle yola devam kararı alındığı söylenebilir. Hamenei mesajında ayrıca Selami’ye “DMO’yu her yönden güçlü ve her alanda hazırlıklı” hâle getirme talimatını vermiştir.

1960 İsfahan Golpayegan (ilçesi) doğumlu Hüseyin Selami 20 yaşında iken katıldığı İran-Irak Savaşı’nda 8 yıl boyunca cephede bulunmuştur. Selami Devrim Muhafızları Ortak Operasyon Merkezi Komutan Vekilliği ve DMO Hava Kuvvetleri Komutanlığı görevlerinden sonra 2009’dan beri DMO Genel Komutan Vekili olarak görevini sürdürmekteydi.

Selami hem iç hem dış politika başta olmak üzere güvenlik ve savunma politikaları hususunda da şahin duruşuyla tanınan bir figürdür. Devrim Muhafızları Ordusu komutanları arasında bir retoriğe dönüşen İsrail ve ABD karşıtlığı Selami’nin de sıkça kullandığı bir argümandır. Ülke içerisinde biri uzlaşmacı diğeri direnişçi iki akım olduğuna inan Selami, direniş yönteminin ABD’ye karşı her zaman daha etkili sonuçlar verdiğini belirtmiştir. Selami, katıldığı TV programında İran’ın Suriye’de uzun vadeli kalmak gibi bir niyetinin olmadığını açıklamıştır. Selami aynı programda Rusya ve ABD arasında yeni bir soğuk savaş vuku bulmakta olduğunu ve AB ülkelerinin de artık ABD’ye boyun eğmediğini ileri sürmüştür. ABD’nin İran’a karşı hiçbir zaman savaş seçeneğine başvuramayacağını belirten Selami’ye göre Washington’un en büyük sorununun hem küresel hem de bölgesel düzeyde stratejiden yoksun olmasıdır. ABD’nin kırk yıldır İran’a ambargo uyguladığını söyleyen Selami bu ambargoların hiçbirinin İran’ı ana hedefinden saptıramadığının altını çizmiştir. Selami Hamenei’nin “İran ve ABD arasında ne savaş ve ne de müzakere olmayacaktır.” sözlerine atıfta bulunarak en doğru tespit ve seçeneğin bu olduğuna inandığını belirtmiştir.

Hamenei Devrim Muhafızları komutasının en üst düzeyinde yaptığı değişikliklerle ABD’nin giderek artan baskılarına karşı önümüzdeki süreçte daha kararlı duruş sergileyebilecek figürleri ön plana çıkarmaya çalışmaktadır. Kısa bir süre önce devletin zirvesinde de birtakım değişikliklere giderek Yargı Başkanı Ayetullah Sadık Laricani’yi Düzenin Yararını Teşhis Konseyi Başkanı ve Anayasayı Koruyucular Konseyi Üyesi olarak atamış ve ondan boşalan Yargı Başkanlığına da radikal tutumlarıyla bilinen İmam Rıza Türbesi Vakfı Başkanı İbrahim Reisi’yi getirmişti. Mazbatasını almasından bir gün sonra Devrim Rehberi’ni seçme ve azletme yetkisine sahip Uzmanlar Meclisi Başkan Vekili olarak seçilmesi ise Reisi’nin, Hamenei sonrası Devrim Rehberi olarak seçilme ihtimalini kuvvetlendirmiştir. Hamenei devletin zirvesinde gerçekleştirdiği bu değişikliklerle ABD’nin tehditlerine direneceğinin mesajını vermektedir. Ayrıca bu atamalar, kendisi sonrası döneme geçiş sürecinin sorunsuz ve uyumlu olması için birer hazırlık olarak görülebilir.

Hamenei, Reisi, Selami, Caferi, DMO, ABD

İran İç Siyasetinde Güç Mücadelesi Kızışıyor

Mehmet Koç

Anayasayı Koruyucular Konseyinin iki fakih üyesi Laricani ve Yezdi arasındaki tartışma, güç mücadelesinin artık daha fazla gizlenemeyeceğini gösterdi.

Halkın Mücahitleri Örgütü

Mehmet Koç

1960’ların ortalarında kurulan örgüt dönemin uluslararası, bölgesel ve ulusal koşullarının etkisiyle Şii-İslam yorumu ile Marksizmi sentezleyen kendine has bir ideoloji ortaya çıkarmıştır.