İsrail’in İran’a Yönelik Misilleme Saldırısı

İsrail’in İran’a Yönelik Misilleme Saldırısı
Gerek İsrailli yetkililerin sadece askerî tesislerin hedef alındığını vurgulaması gerekse İranlı makamların saldırı sonucu oluşan hasarın sınırlı olduğu yönündeki ısrarlı açıklamaları, her iki tarafın da şimdilik gerilimi yükseltmek istemediğine işaret ediyor.
Yazı boyutunu buradan ayarlayabilirsiniz

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Daniel Hagari, 26 Ekim Cumartesi sabah saatlerinde yayımlanan bir video kaydında İsrail’in İran topraklarına kapsamlı bir operasyon gerçekleştirdiğini duyurdu. Hagari açıklamasında, “İran’ın İsrail’e yönelik aylardır süren saldırılarına karşılık olarak İran’daki askerî üslere hassas vuruşlar gerçekleştirildiğini” vurguladı. Saldırıyla ilgili İran tarafından ilk resmî açıklama Hükûmet Sözcüsü Fatımeh Muhaciri’den geldi. Muhaciri açıklamasında, “Hava Savunma Komutanlığı’nın duyurduğu gibi İsrail’in saldırıları sonucu sadece sınırlı hasar meydana gelmiştir. İran halkı hava savunma sistemiyle gurur duymalıdır. Halkımız sakin olup söylentilerden uzak durmalı ve sadece resmî mercilerden yapılan açıklamaları dikkate almalıdır.” ifadelerine yer verdi. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada ise uluslararası hukuk vurgusu yapılarak, “İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 51. Maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkına sahip olduğu” belirtildi.

İsrail saldırısıyla ilgili en dikkat çekici açıklama İran Genelkurmay Başkanlığı’ndan geldi. Uzun bir bekleyişten sonra ertesi günü akşam saatlerinde İran Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada Gazze ve Lübnan için ateşkes vurgusu öne çıktı: “Siyonist düşman uçakları Irak’ta ABD’nin kontrolünde bulunan alanı kullanarak İran sınırına yüz kilometre mesafeden İran’ın balistik füzelerinin savaş başlıklarının yaklaşık beşte biri kadar hafif savaş başlığına sahip uzun menzilli füzelerle İlam, Huzistan ve Tahran’daki bazı radarları hedef almıştır. Hava savunma sistemlerinin zamanında devreye girmesi nedeniyle sınırlı derecede hasar meydana gelirken düşman uçaklarının ülke sınırlarına girmesi engellenmiştir. (…) İran, uygun zamanda karşılık verme hakkını sakla tutmakla birlikte çaresiz ve mazlum insanların öldürülmesini önlemek için Gazze ve Lübnan’da kalıcı ateşkes tesis edilmesi gerektiğini vurguluyor.”

İranlı makamların yaptığı açıklamalarda, gelenekselleşen “sert intikam” söyleminden ziyade İsrail’in misilleme saldırısını hafif gösterme çabası dikkat çekiyor. İran basınının da İsrail saldırısıyla ilgili olarak büyük ölçüde yönetimle paralel bir tutum takındığını söylemek mümkün. Özellikle yönetime yakın basın yayın organlarının saldırıyı “önemsizleştiren” bir tutum sergiledikleri görülüyor. Şu ana kadar gelen açıklamalar, Tahran yönetiminin İsrail ile gerilimi tırmandırma niyetinde olmadığı izlenimi uyandırıyor. 

Hedef Alınan Yerler

İsrail kaynakları yüz savaş uçağının katıldığı üç dalga halinde gerçekleştirilen saldırılarda, aralarında balistik füze üretim tesisleri, hava savunma sistemleri ve insansız hava aracı kapasitelerinin bulunduğu yirmi askerî hedefin vurulduğunu belirtiyor. İran Hava Savunma Komutanlığı Tahran, İlam ve Huzistan illerinde bazı askerî hedeflerin vurulduğunu doğrularken saldırı sonucu oluşan hasarı sınırlı olarak nitelendirdi. Bazı uluslararası basın yayın organlarında yer alan saldırı yapılan bölgeler arasında İsfahan, Meşhed ve Kürdistan illerinin de olduğu yönündeki haberler ise İranlı makamlar tarafından yalanlandı. Ancak saldırının sadece askerî tesislerle sınırlı kaldığı, nükleer veya petrol tesislerini kapsamadığı görülüyor. 

Hasar ve Can Kayıpları

Saldırı sonucu oluşan hasarın ölçeği ise henüz bilinmiyor. İranlı makamlar zaman kaybetmeden saldırıyla ilgili görüntü sızdıranların ağır cezalarla karşı karşıya kalacağını açıkladı. Devrim Muhafızları Ordusu Siber Savunma Komutanlığı’na bağlı Örgütlü Suçlarla Mücadele Merkezi’nden yapılan açıklamada, saldırıyla ilgili dış basına her türlü haber veya görüntü sızdıranların 1-10 yıl arasında hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağı belirtildi. İranlı kaynaklar saldırıların devam ettiği sırada meydana gelen patlama seslerinin İran’ın hava savunma sisteminden kaynaklandığını ileri sürüyor. Ancak ilerleyen saatlerde İran Ordusu, İsrail saldırıları sonucu dört askerin hayatını kaybettiğini doğruladı.

İran Cevap Verecek mi?

Gerek İsrailli yetkililerin sadece askerî tesislerin hedef alındığını vurgulaması gerekse İranlı makamların saldırı sonucu oluşan hasarın sınırlı olduğu yönündeki ısrarlı açıklamaları, her iki tarafın da şimdilik gerilimi yükseltmek istemediğine işaret ediyor. Hatta bazı kaynaklar İsrailli yetkililerin saldırı öncesinde İran’a bilgi verdiğini aktarıyor. Bu nedenle İsrail saldırısının İran-İsrail arasında kapsamlı savaşa dönüşecek bir misilleme döngüsü başlatması pek olası görünmüyor. Bununla birlikte saldırıda ilk kez başkent Tahran’ın İsrail tarafından açıktan hedef alınmış olması ve aralarında bir binbaşı ve bir uzman çavuşun olduğu dört askerin hayatını kaybetmesi gibi hususlar göz önüne alındığında, Tahran yönetiminin karşılık verme baskısı hissetmesi muhtemel görünüyor. Ancak yine de İran’ın hemen yanıt vermesi düşük bir ihtimal olarak görülüyor.