Dağlık Karabağ’daki Kırılgan Ateşkesin Geleceği

Sabir Askeroğlu Kıdemli Uzman, Dış Politika

Rusya ve Minsk Grubu, Dağlık Karabağ’daki işgalin sona ermesi için bir çözüm bulamazsa ateşkes anlamını kaybedeceği gibi Türkiye’nin dâhil olduğu yeni bir görüşme sürecine de ihtiyaç artacaktır.

27 Eylül 2020 tarihinde işgal altındaki Dağlık Karabağ’da Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırısıyla başlayan çatışmalar yaklaşık iki hafta sürdü. 10 Ekim’de Moskova’da; Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında 10 saate yakın süren üçlü görüşme ateşkesle sonuçlandı.

Ateşkes 4 maddeden oluşmaktadır:

• Ateşkes 10 Ekim saat 12.00’da başlayacak,

• Ateşkese ilişkin somut parametreler ileriki tarihlerde açıklanacak,

• Minsk Grubu (ABD, Rusya, Fransa) başkanlığında taraflar masaya oturacak,

• Müzakere formatı değişmeyecek.

Ateşkes ilan edilmesine rağmen Ermenistan, Azerbaycan’ın sivil yerleşim yerlerini hedef alan füze saldırılarına devam etti. 12 Ekim’de Moskova’da bir araya gelen Rusya ve Ermenistan dışişleri bakanları yaptıkları basın açıklamasında “insani ateşkesin” uygulanamadığını belirtti. Söz konusu ateşkes Dağlık Karabağ çatışmalarındaki esirlerin, tutsakların ve cenazelerin değişimini içeriyordu. Fakat yapılan açıklamada bunun gerçekleşmesi için uygun bir ortamın oluşmadığı ileri sürüldü.

Putin tarafından yapılan ilk öneri “insani ateşkes” şeklinde formüle edilmişti. Bu, kapsamlı ateşkesten bir önceki adım olarak öngörülmüştü ve Azerbaycan’ı operasyonlarını durdurmaya ikna etmek için bir ara formül olarak sunulmuştu. Moskova’da yapılan görüşmeler de ilk başta bir istişare niteliğindeydi. 10 saate yakın devam eden görüşmeler sonucu varılan uzlaşma bir metin hâline getirildi. Görüşmeler sonucunda ortaya çıkan bu metnin Rusya için önemi büyük. Rusya ateşkesin tamamen uygulanması için büyük bir çaba ve zaman gerektiğinin farkında fakat süreci de uzatmak istememektedir. İnsani ateşkes psikolojik olarak çatışmaların bitme ihtimali olduğu fikrinin ve/veya umudunun ortaya çıkmasına sebep oldu. Ayrıca tarafların bazı beklentileri de bu ateşkesle karşılanmış oldu.

Kırılgan da olsa bir ateşkesin yapılmış olması birkaç açıdan Ermenistan’ı umutlandırdı. Öncelikli olarak Ermenistan’ın, Azerbaycan operasyonları karşısında büyük kayıplar vermesi ve alan kaybetmesi önlenmiş oldu. İkincisi, Rusya’nın sürece dâhil olması Ermenistan’a moral verdi. Dağlık Karabağ’da yaşanan çatışmalarda hem Kremlin’in hem de Rus kamuoyunun desteğini göremeyen Erivan, psikolojik baskı altındaydı. Rusya’nın görüşmeleri başlatması Ermenistan’ı önemli derecede rahatlattı. Bununla birlikte Minsk Grubu çerçevesinde yürütülecek görüşmelerde Fransa’nın da yer alıyor olması Ermenistan için ayrıca bir olumlu gelişme oldu.

Moskova’daki görüşmelerin ardından yapılan bu ateşkesten Azerbaycan’ın da bazı beklentileri var. Ateşkesin yapılmasına onay veren Azerbaycan öncelikli olarak diplomasiden yana olduğunu göstermek istedi. İkincisi hem Rusya’ya hem de Minsk Grubu’na işgal altındaki Dağlık Karabağ’a yönelik diplomatik bir çözüm için fırsat sunmuş oldu. Rusya’nın önerdiği formatın işlevsiz kalması ve baskı yapılarak Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’dan çekilmesinin sağlanamaması durumunda iki olası senaryo öngörülebilir. Birincisi, askerî güç kullanarak Dağlık Karabağ’ı geri almak. Azerbaycan iki hafta gibi kısa bir süre içerisinde işgal altındaki topraklarının bir kısmını geri alarak böyle bir ihtimalin gerçekleşebileceğini kanıtlamış oldu. İkincisiyse Minsk Grubu yerine Türkiye’nin de dâhil olduğu yeni bir görüşme platformu oluşturulabilir. Aliyev bunu birkaç kez dile getirdi.

Ateşkesin yapılmasını ve sürdürülmesini en fazla önemseyen aktör Rusya’dır. Çatışmaların devam ettiği günlerde resmî olarak “pasif tarafsızlık” pozisyonunu koruyan Rusya, Putin’in açıklamasının ardından “aktif tarafsızlık” pozisyonuna geçti. Böylelikle Rusya hem Azerbaycan’la hem de Ermenistan’la ilişkisini bozmamış oldu. Ateşkesin yapılmasıyla da ara buluculuk rolünü tekrar üstlendi. Fakat sorunun çözümüne ilişkin herhangi ciddi bir öneride de bulunamadı.

Rusya için önemli olan ateşkesin korunmasıdır. Eğer Rusya bu süreçte Azerbaycan’ın beklentilerini yerine getiremezse Bakü-Moskova hattında güvensizlik ortaya çıkacaktır. Bakü’nün nezdinde Rusya “tarafsızlık” statüsünü kaybederek karşı tarafın yani Ermenistan’ın çıkarları doğrultusunda hareket ettiği izlenimi verecektir. Rusya’nın desteğini hisseden Ermenistan, bölgeyi daha fazla istikrarsızlaştıracaktır. Dolayısıyla Dağlık Karabağ işgalinin sona erebilmesi için Türkiye’nin sürece dâhil olması daha fazla önem kazanacaktır.

Dağlık Karabağ, Ateşkes, Azerbaycan, Ermenistan, Rusya, Türkiye

Dağlık Karabağ İşgali ve Rusya’nın Tutumu

Sabir Askeroğlu

Rusya’nın tarafsız kalma politikası giderek zayıflıyor. Azerbaycan’ın askerî operasyonları ve Türkiye’nin politikası Rusya’yı çözüm masasına oturmaya zorluyor.

Rusya’nın Suriye’de Yeni Alan Arayışı

Sabir Askeroğlu

Rus heyetinin Şam ziyaretinin ana hedefi, Rusya’nın Suriye’deki varlığını ve etkisini doğrudan ilgilendiren ekonomik, güvenlik ve anayasa süreçlerini ele almaktı.