İran İsrail Sınırından Çekiliyor Mu?

Sabir Askeroğlu Dış Politika Uzmanı

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, önümüzdeki hafta Ürdün’ün başkenti Amman’da ABD, Rusya ve Ürdün arasında Suriye’nin çatışmasızlık bölgelerindeki son durumu ele almak için bir görüşme gerçekleştirileceğini duyurdu.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, önümüzdeki hafta Ürdün’ün başkenti Amman’da ABD, Rusya ve Ürdün arasında Suriye’nin çatışmasızlık bölgelerindeki son durumu ele almak için bir görüşme gerçekleştirileceğini duyurdu. Bogdanov, Rusya’nın söz konusu toplantıyı dışişleri bakanı düzeyinde yapılmasını istemesine rağmen toplantının dışişleri bakan yardımcıları düzeyinde gerçekleşeceğini belirtti. Amman’da yapılacak görüşmenin ana gündemi, 30 Mayıs’ta Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un da açıkladığı gibi Suriye’nin güneyindeki çatışmasızlık bölgesinden İran dâhil Suriyeli olmayan bütün güçlerin çekilmesi ve bölgenin rejim güçleriyle Rus polis birliklerinin kontrolüne bırakılması olacak. Bu çerçevede uluslararası medyada 31 Mayıs’tan itibaren İran’a ait birliklerin bölgeyi terk etmeye başladığına dair haberler yer almaktadır.

Amman’da yapılacak toplantı, bakan yardımcısı düzeyine olması nedeniyle bir ön görüşme olarak değerlendirilebilir. Rusya’nın girişimi ve ABD’nin onayıyla yapılacak toplantıda Moskova’nın hedefi söz konusu çatışmasızlık bölgesine rejim güçleri ile Rus polis birliklerinin yerleştirilmesi için Washington’dan onay almaktır. Tel Aviv ile Moskova arasında yapılan görüşmeler sonucu İsrail, İran’a bağlı güçlerin ve Hizbullah’ın bölgeden çıkması karşılığında Rus birlikleri olarak da görülebilecek rejim güçlerinin kuzey sınırlarına yerleşmesinde bir sakınca görmediğini belirtmiştir. İran’a ait askerî unsurlar ve Hizbullah’ın bölgeden çıkartılması karşılığında bölgeye Golan Tepeleri’nin statüsünü  tartışmaya açmayacak Rusya ile rejim güçlerinin yerleşecek olması İsrail açısından olumlu bir gelişmedir. Böylece İsrail, kuzey sınırlarında İran ve Hizbullah kaynaklı güvenlik tehdidini Rusya eliyle bertaraf etmiş olacaktır.

İsrail’le bu konuda mutabakat sağlayan Rusya’nın ABD ile de uzlaşması gerekmektedir. Zira Türkiye-İran-Rusya arasında gerçekleştirilen Astana sürecine dâhil edilen diğer üç çatışmasızlık bölgelerinden farklı olarak güney çatışmasızlık bölgesinin güvenliğine ABD, Rusya ve Ürdün tarafından 2017 yılında yapılan anlaşmaya bağlı olarak şekil verilmesi öngörülmüştür. Ayrıca söz konusu anlaşma ile İran dâhil bölgedeki yabancı güçlerin çıkarılması planlanmıştı. Şimdi bu planın Rusya aracılıyla uygulanması beklenmektedir.

Rusya’nın ABD’yle yapılacak görüşmeden olumlu bir sonuç alması durumunda ilk yapacağı iş, Suriye’nin iç bölgelerinde, İran ve rejim güçleriyle terörle mücadele adı altında kontrol dışı kalan muhalif güçlere ve diğer radikal örgütlere yönelik gerçekleştirdiği gibi Suriye’nin güney bölgesinde de kapsamlı operasyonlar başlatmak olacaktır. Ayrıca Rusya’nın İran güçlerini güney çatışmasızlık bölgesinden tamamen çıkarması karşılığında ABD, İsrail sınırının Rusya’nın kontrolüne bırakılmasına razı olacaktır. Hem İsrail hem de ABD ile anlaşma zemini bulan alan Rusya, Suriye’deki varlığını daha da pekiştirecektir.

Rusya’nın İran güçlerini bölgeden çekilmeye zorlaması, İsrail’in Suriye sınırındaki İran üslerine yoğunlaştırdığı hava operasyonları ve buna bağlı bir İsrail-İran çatışması riskini azaltacaktır. Ancak bu durum genel olarak İran’ın Suriye’deki varlığından kaynaklı sorunları çözmeyecektir. Her halükârda Suriye’nin güneyinde yaşanacak gelişmeler İran’ın Suriye’de mevzi kaybetmesine neden olacaktır. Washington açısından ise Amman’da Rusya’yla yapılacak görüşmenin asıl amacı Rusya ile İran arasındaki ittifak ilişkisini mümkün olduğunca zayıflatmaktır. ABD ile Rusya arasında uzlaşma sağlanması durumunda Moskova, Tel Aviv’le olduğu gibi Washington’la da iş birliği zemini yakalamış olacaktır. Ancak buna karşılık İran’la mevcut ittifakında güven sorunu yaratacaktır. İran ise Moskova’nın İsrail ve ABD’yle yürüttüğü açık ve gizli diplomatik pazarlıklardan hoşlanmasa da Rusya’nın kendisine sağladığı siyasi ve askerî destek sebebiyle sessiz kalmayı tercih ederek Rusya-İran ittifakının tamamen kopmasını engellemeye çalışmaktadır. Dolayısıyla İran, birliklerinin Suriye’nin güney çatışmasızlık bölgelerinden çıkması yönünde alınacak bir karara uymak durumunda kalacaktır.

Trump’ın Yeni İran Stratejisi ve Tahran'ın Seçenekleri

Serhan Afacan

Mevcut ABD yönetiminin İran’a karşı tutumunun Obama döneminden hayli farklı olacağını bilen İranlı yetkililer, uzun süredir muhtemel senaryolar üzerinde çalışıyorlar.

ABD-Kuzey Kore Görüşmeleri İran için Ne İfade Ediyor?

Hamid Ebrahimi

Genel olarak İranlı yetkililerden gelen tepkiler ve olayın İran basınına yansıması İran tarafında ülkenin geleceğine dair kaygının hâkim olduğunu göstermektedir.