İran’ın Nükleer Anlaşma’dan Çekilme Sürecinde Dördüncü Aşama

Rahimullah Farzam Araştırmacı, Dış Politika

İran gelinen noktada anlaşma çerçevesinde belirlenmiş olan %3,67 uranyum zenginleştirme sınırını ihlal ederek %4,5 seviyesinde uranyum zenginleştirmektedir.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani 5 Kasım Salı günü yaptığı açıklamada Nükleer Anlaşma’daki taahhütlerin askıya alınmasının dördüncü aşaması kapsamında 6 Kasım Çarşamba gününden itibaren Fordo’daki santrifüjlere uranyum gazı enjekte etmeye başlayacaklarını duyurdu. Bu adımın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının denetimi altında atılacağını belirten Ruhani, söz konusu tesiste bulunan santrifüjlerin zenginleştirilmiş uranyum üretmek için kullanılıp kullanılmayacağı konusunda ise net bir şey söylemedi. Ruhani daha önceki aşamalarda olduğu gibi bu aşamadan sonra da Nükleer Anlaşma’ya taraf olan ülkelere taahhütlerini yerine getirmeleri için iki ay süre vereceklerini ve sonuç alınamaması durumunda tamamen 2015’te imzalanan Nükleer Anlaşma öncesine döneceklerini belirtti. Nükleer Anlaşma çerçevesinde belirlenen kısıtlamalara göre Fordo Tesisi’nde bulunan 1.044 santrifüjün, gaz enjeksiyonu olmadan dönmesi gerekiyordu. Muhtemel saldırılardan korunmak için dağ altına inşa edilen Fordo, İran’ın Nükleer Anlaşma öncesi %20’lik uranyum zenginleştirme kapasitesine sahip tek tesisidir. Bu tesisin tam kapasiteyle çalışması durumunda İran’ın nükleer silah elde etmek için gereken %90 uranyum zenginleştirme seviyesine çok geçmeden ulaşabileceği ifade edilmektedir. Bu yüzden bu tesis, üzerinde en fazla tartışılan nükleer tesislerden biri olmuştur. Nitekim Ruhani aynı konuşmasında “Batılıların bu tesisle ilgili hassasiyetlerini biliyoruz” şeklinde bir ifadeyle bu konuyu vurguladı. Nükleer Anlaşma kapsamında bir araştırma merkezi hâline getirilmiş olan tesiste uranyum zenginleştirilmesi yasaklanmıştı. Fakat bu karar Fordo Nükleer Tesisi’nin kısmen faaliyete geçtiği ve uranyum zenginleştirmeye doğru adım atıldığı anlamına gelmektedir.

İran’ın Daha Önceki Adımları

İran, ABD’nin Mayıs 2018’de Nükleer Anlaşma’dan çekilmesinden sonra uğradığı zararı diğer imzacı ülkeler aracılığıyla telafi edebileceği ümidiyle uzunca bir süre anlaşma hükümlerine uymaya devam etmişti. Fakat Tahran yönetimi ABD’nin anlaşmadan çekilmesinden bir yıl sonra, 8 Mayıs 2019 gününden itibaren anlaşmayı imzalayan Avrupalı ülkelerin İran’ın taleplerini yerine getiremediği gerekçesiyle anlaşmadan doğan yükümlülüklerini iki ayda bir aralıklarla kademeli olarak askıya almaya başladı. İran şu ana kadar anlaşmadan doğan yükümlülüklerini askıya alma konusunda üç adım attı. İlk aşamada Nükleer Anlaşma çerçevesinde belirlenen 300 kilogramlık nükleer yakıt sınırını kaldırdığını açıklayan Tahran, Avrupalı ülkelere İran’ı yaptırımların etkisinden korumak için bir mekanizma geliştirmeleri için iki ay süre verdi. Bu süre içinde söz konusu mekanizmanın tasarlanması durumunda tekrar anlaşmaya dönüleceği belirtildi. Fakat İran’ın verdiği iki aylık sürede herhangi somut bir adım atılamayınca Tahran, 7 Temmuz 2019 günü anlaşma çerçevesinde belirlenmiş olan %3,67’lik uranyum zenginleştirme sınırını geçen ikinci aşamayı yürürlüğe koydu.

İkinci aşama kapsamında taraflara tanınmış olan iki aylık sürenin de dolması sonrası Tahran yönetimi 5 Eylül 2019 tarihinde nükleer araştırma ve geliştirme yasağını askıya almayı öngören üçüncü aşamayı başlattı. Aynı şekilde üçüncü aşama kapsamında tanınan 60 günlük sürenin de dolması üzerine Tahran, 6 Kasım’dan itibaren Fordo Tesislerindeki santrifüjlere gaz verme yasağını kaldıran dördüncü aşamaya geçileceğini açıkladı. Tahran çeşitli platformlarda anlaşmanın ancak yaptırımlar dolayısıyla İran’ın petrol ve bankacılık sektörünün uğradığı zararları telafi edecek bir mekanizmanın geliştirilmesi durumunda kurtarılabileceği konusunda diğer imzacı tarafları defalarca uyarmıştı. Ancak Tahran’ın Nükleer Anlaşma taahhütlerini askıya almaya başlamasından bu yana geçen 6 aylık sürede İran’ın kaygılarını giderecek somut bir adım atılamadı. Almanya, Fransa ve İngiltere İran’a petrol ve bankacılık sektörlerini ABD yaptırımlarından koruyacak bir mekanizma geliştirme sözü vermelerine rağmen şu ana kadar bunu gerçekleştirmediler. İran gelinen noktada anlaşma çerçevesinde belirlenmiş olan %3,67 uranyum zenginleştirme sınırını ihlal ederek %4,5 seviyesinde uranyum zenginleştirmektedir. Barışçıl çalışmalar için yeterli olan bu seviye nükleer silah için gerekli olan %90’nın epey altındadır. Fakat uzmanlara göre bu hamle İran’ın nükleer silaha sahip olması için gereken süreyi kısaltabilir.

İran, Nükleer Anlaşma, Uranyum Zenginleştirme, Nükleer Silahlar

İran’ın Barış Pınarı Harekâtı’na Yaklaşımı

Rahimullah Farzam

Tahran, Barış Pınarı Harekâtı gibi bölgede yeni olasılıklar ortaya çıkartabilecek girişimleri, Suriye’deki stratejik çıkarına yönelik bir tehdit olarak değerlendirmektedir.

ABD ile Taliban Arasında Devam Eden Müzakerelerin Akıbeti

Rahimullah Farzam

Trump’ın aceleci tavrı, Afganistan meselesine çözüm bulmaktan ziyade ABD’yi sorunun tarafı olmaktan çıkarmak veya sorunun ABD’ye yüklediği maliyeti düşürmekle ilgilidir.