Tahran Belediyesine Reformist Başkan

12 Yıl Sonra Yaşanan Değişimin Anlamı

Mehmet Koç İç Politika Koordinatörü

Reformist-Ilımlı koalisyonu yerel seçimlerde büyük başarı kazanarak 12 yıl aradan sonra Tahran Belediye Konseyinde üstünlüğü ele geçirdi.

Reformist-Ilımlı koalisyonu 19 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile eşzamanlı düzenlenen yerel seçimlerde büyük başarı kazanarak 12 yıl aradan sonra Tahran Belediye Konseyinde ezici üstünlüğü ele geçirdi. 21 asil ve 10 yedek üyeden oluşan Konseyde 13 yıl süreyle Tahran Metrosu Genel Müdürlüğü görevini yürüten İran’ın Eski Cumhurbaşkanlarından Ayetullah Haşimî Rafsancanî’nin oğlu Muhsin Haşimî, Tahran Eski Belediye Başkanlarından Murtaza Elvirî, Horasan Eski Valisi Seyyid Hasan Resuli, Simnan Eski Valisi Seyyid Mahmud Mirlovhi ve önemli reformist isimlerden Muhammed Cevad Hakşinâs gibi önemli simalar yer almaktadır. Konseyin bu yüksek profili Tahran Belediyesinin İran siyasetindeki yerini gözler önüne sermektedir.

İran’da yerel yönetimlere ilişkin düzenlemeler, 1979 Anayasasının 100. maddesinde yer verilmesine rağmen ancak yirmi yıl sonra hayata geçirilebilmiştir. Belediye Başkanını seçecek olan Köy ve Şehir Konseyi Seçimlerinin çeşitli nedenlerden ötürü yapıl(a)madığı bu dönemlerde başkentin belediye başkanları doğrudan içişleri bakanı tarafından atanırken diğer belediye başkanları eyalet, şehir ve ilçe belediye başkanları valiler ile kaymakamlar tarafından atanmıştır. Hatemi’nin iktidara gelişi ile 1998 yılında siyasal açılım kapsamında hayata geçirilen ‘Belediye Konseyleri Seçimleriyle’ belediye başkanları ‘Belediye Konseyleri’ tarafından seçilmeye başlanmıştır.

On üç milyondan fazla sakiniyle ülke nüfusunun %15’lik oranına ev sahipliği yapan Tahran’ın yönetimi, ülke yönetimine giden yolda önemli bir basamak olarak görülmektedir. Örneğin iki dönem Tahran Belediye Başkanlığı yapan Gulam Hüseyin Kerbasçi 1997 cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olmak istemiş ancak İran-ABD ilişkilerinin normalleştirilmesi gerektiği yönündeki değerlendirmelerinden dolayı müesses nizam tarafından siyaseten bertaraf edilmiştir. Tahran’ın diğer bir belediye başkanı Mahmud Ahmedinejad ise 2005 yılında cumhurbaşkanı seçilmiştir. 2005 yılından 2017 yılına kadar belediye başkanlığı yapan Muhammed Bakır Kalibaf da başkanlığı döneminde iki defa cumhurbaşkanlığına adaylığını koymuş ancak kazanamamıştı. Bu nedenle, Reformist-Ilımlı koalisyonunun ve yeni başkanın Tahran’ın yönetiminde göstereceği performans Şubat 2020’de yapılacak olan Parlamento seçimlerinde ve Haziran 2021’de gerçekleştirilecek olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde önemli bir etkiye sahip olacaktır.

23 Ağustos’ta resmen göreve başlayan Tahran Belediye Konseyi bu tarihten önce düzenlediği toplantılar sonucunda belediye başkanlığı için yedi aday belirlemiştir. Adaylardan Muhammed Şeriatmedari ve Habibullah Bitaraf’ın Hasan Ruhani’nin yeni kabinesinde yer alarak isimleri güvenoyu için meclise takdim edildiğinden ve Tahran Üniversitesi profesörlerinden İlahe Kulayi ve diğer adayların da adaylıktan çekilmesi sonucunda Muhammed Ali Necefi oybirliği ile Tahran Belediye başkanlığına seçilmiştir. ABD’nin önde gelen üniversitelerinden Massachusetts Teknoloji Enstitüsünden (M.I.T) matematik alanında yüksek lisans derecesi bulunan ve aynı üniversitede başladığı doktorasını İran’daki devrim nedeniyle tamamlayamayan Necefi, Tahran Belediye Başkanlığına seçilmeden önce Ruhani’nin ekonomi takımının koordinatörlüğünü yürütmüştür. Kariyerinde rektörlük, Kültür ve Yüksek Öğretim Bakanlığı, Eğitim ve Öğretim Bakanlığı gibi görevler bulunan Necefi Tahran Belediyesi Konseyi üçüncü dönem üyeliği de yapmıştır.

12 yıldır muhafazakârların elinde olan Tahran Belediyesi; dört milyar doları aşan borcun yanı sıra ulaşım ve hava kirliliği gibi önemli sorunlarla karşı karşıyadır. Asker kökenli Muhammed Bakır Kalibaf’ın yerine deneyimli bir politikacı olan Necefî’nin bu göreve gelmiş olması, Reformist-Ilımlı kanatta heyecana neden olmuştur. Ancak geçmişte de benzer bir koalisyon deneyimine sahip olan reformistler başarısızlığa uğramış ve nihayetinde artan görüş ayrılıkları sonucu birinci dönem yerel seçimleriyle işbaşına gelmiş olan Belediye Konseyi ve Konseyin seçmiş olduğu Başkan görevden alınmış ve Konsey de fesih edilmişti. Üstelik bunlar reformist hükümet Hatemi döneminde yaşanmıştı. Aynı hataları tekrarlamak istemeyen Reformist-Ilımlı koalisyonu bu defa Tahran’da daha deneyimli bir ekiple hareket etmektedir.

Tahran’da iş başına gelen yeni kadroyu öncelikli bazı iş kalemleri beklemektedir. Yaklaşık 5 milyar dolarlık bütçeye sahip olan başkent belediyesinde 700 milyon dolar düzeyindeki gideriyle halihazırda yapımı devam eden metro çalışması bu kalemlerden en önemlisini oluşturmaktadır. Metro çalışması dışında genel anlamda şehirdeki ulaşım sorunu da diğer önemli bir maddedir. Zira ulaşıma harcanan toplam gider belediye bütçesinin %40’ını bulmaktadır. Şehrin diğer bir can alıcı sorunu olan hava kirliliği ülkenin önemli tartışma konuları arasındadır. Tahran’daki hava kirliliği büyük oranda araçların eski veya muayenesiz olmasından ve kullanılan yakıt kalitesinin standartların altında olmasından kaynaklanmaktadır. Şehirdeki ticari taksi ve otobüslerde geniş çaplı bir yenilemeye gidilmesine rağmen diğer araçlar ve standart dışı yakıt, kirlilik sorununa kalıcı çözüm üretilmesini güçleştirmektedir. Ayrıca önceki dönemden kalan büyük borçlar ve ortaya çıkacak yolsuzluk dosyalarının mevcut belediye yönetimi ile Kalibaf ve önceki konsey arasında bir hesaplaşma alanına dönüşmesi muhtemeldir. Zira geçtiğimiz aylarda muhafazakârların Ruhani Hükümetini sıkıştırmak için ortaya attıkları astronomik maaşlar söylemine karşılık reformist cenah da astronomik emlak yolsuzlukları iddiaları üzerinden Kalibaf’ı köşeye sıkıştırmaya çalışmıştı. Özellikle belediye ile Devrim Muhafızları Ordusunun ekonomik faaliyetlerinin yürütüldüğü çatı kuruluş olan Hatemül Enbiya Karargâhı arasındaki 5 milyar doları aşan mutabakat zaptı kapsamında dört yılda yapılması planlanan projelerin hangilerinin yapılıp teslim edildiği, anlaşmaların gizli oluşundan dolayı bilinmemektedir. Yeni yönetimin bu anlaşmaları bir koz olarak kullanacağına kesin gözüyle bakılmaktadır. Bunun dışında, belediyenin borçları konusunda da spekülatif rakamlar zikredilmektedir. Kalibaf’ın açıkladığı 4 milyar dolarlık borca karşı, muhalifleri gerçek borcun bu rakamın beş katı olduğunu iddia etmektedir. Bu tabloya bakıldığında Necefi ve ekibinin hükümetle paralel hareket ederek belediyedeki iddialarını siyasi rakiplerine karşı kullanacaklarını söylemek yanlış olmayacaktır. Ne var ki yeni belediye yönetiminin Tahranlılar nezdindeki notunu ortaya attıkları yolsuzluk iddialarının değil, kentin çözüm bekleyen sorunlarına geliştirdikleri formüllerin belirleyeceği aşikârdır.

Sonuç itibariyle, Reformist-Ilımlı koalisyon Parlamento seçimlerinde elde ettiği başarıyı Cumhurbaşkanlığı Seçimlerine ve en azından Tahran bazında yerel yönetimler alanına da taşımıştır. 12. hükümeti de kurmuş olan koalisyon ülkedeki siyasi etkinliğini derinleştirmiştir. Bu başarıyı kalıcı hale getirmek isteyen koalisyonun 2020 ve 2021 seçimlerinden başarıyla ayrılması gerek ulusal gerekse de yerel düzeylerde yaşanan toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasal sorunlara çözüm bulmasına bağlıdır. Parlamentoda çoğunluğu oluşturmamakla birlikte önemli bir kısmına sahip olan Reformist-Ilımlı kanadın siyaseten üretebileceği bir mazeret bulunmamaktadır. Seçimlere kadar ortaya tatminkâr bir performans konulmaması Reformist-Ilımlı ittifakın seçimlerde işini zorlaştırmakla kalmayacak koalisyon içinde de önemli tartışmalara neden olacaktır. Necefî’yi muhafazakâr selefi Ahmedinejad gibi bir siyasi kariyerin bekleyip beklemediğini tespit etmek için henüz erken olmakla birlikte, Necefî Ruhani’nin siyasi geleceğinde etkin bir yere sahip olacaktır.

echo 'test';