Zarif’in İstifası Ne Anlama Geliyor?

Hakkı Uygur Başkan Vekili

Zarif gibi yumuşak figürlerin sahneden çekilmesiyle çatışma ihtimalinden çok da sakınmayan muhalif grupların daha hızlı bir şekilde karşılaşması ihtimal dâhilinde görünmektedir.

25 Şubat 2019 günü Beşşar Esed’in ilan edilmemiş İran ziyareti dikkatleri bu ülkenin başkentine çekmişken birkaç saat sonra Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in istifa ettiği iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Zarif, Hz. Fatıma’nın doğum günü münasebetiyle Instagram hesabında yayınladığı mesajda “aziz ve yiğit İran milletine ve muhterem yetkililere, geride kalan 67 ay içindeki nezaketleri için çok teşekkür ediyorum. Görevime devam edemeyeceğim için görev süresi içerisindeki yetersizliklerim ve kusurlarımdan dolayı samimiyetle özür dilerim, izzet ve mutluluk sizinle olsun” ifadelerini kullanarak istifasını duyurdu.

Her ne kadar bir süredir Dışişleri Bakanının üst düzey bazı yetkililerle görüş ayrılıkları yaşadığı belirtiliyorsa da Zarif’in istifasının kesin nedeni şu ana kadar açıklanmış değil. İran ve uluslararası basında Zarif’in istifa nedenleri arasında aynı gün gerçekleşen Esed’in ziyaretinden haberdar edilmediği, FATF’ın (Mali Şeffaflık Eylem Yasası) İran parlamentosu tarafından hâlâ onaylanmamasına tepkili oluşu ya da İran’ın nükleer anlaşmadan çıkma ihtimalinin artışı gibi nedenler zikredilmektedir. Asıl gerekçe ne olursa olsun bu hamle, bardağı taşıran damla olarak nitelendirilebilir. Zira 40 yıl kadar tecrübeli bir diplomatın ani bir kararla bu adımı atması düşük bir olasılık görünmektedir.

Aslında bir süredir Ortadoğu’nun birçok bölgesinde İran dış politikası, Dışişleri Bakanlığı ve Zarif tarafından değil Esed’in ziyaretinde de ön plana çıkan Devrim Muhafızlarına bağlı Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani tarafından yürütülmektedir. Öyle ki geçtiğimiz günlerde Venezuela konusunda bir DMO komutanın “o konuyu dışişlerine sorun” demesi bile haber değeri taşımış ve tartışmalara konu olmuştu. Geleneksel olarak güçlü bir diplomasi kurumuna sahip olan ülkede özellikle de dışişleri bürokrasisi tarafından bu durumun hoş karşılanmadığı bilinmekteydi. Zarif’e yakın bazı gazeteciler olaya tepki gösterirken “Zarif toplantıların süsü değil Dışişleri Bakanı” ifadeleri kullanması ya da Zarif ile kişisel ilişkilere sahip Hüseyin Museviyan’ın istifaya ilişkin mesajında “saygı” ve “sorumluluk” kavramlarına atıfta bulunması manidar görünmektedir.

Zarif görev süresi içerisinde nükleer anlaşmayı müzakere ederek sonuçlandırma görevini başarıyla tamamlamış ve ülke içerisinde kendisi tarihî reformcu şahsiyet Emir Kebir’e benzetilmişti. Yine Zarif, İran İslam Cumhuriyeti’nin dışa yönelik güler yüzlü, sempatik diplomat görevini son derece başarılı bir şekilde yerine getirmişti. Bu nedenlerle geçtiğimiz dönemde kendisinin Ruhani sonrasında Cumhurbaşkanlığı adaylığına hazırlandığına dair çok sayıda haber ve yorum çıkmış, Zarif bunların tamamını reddetmişti. Dolayısıyla bu kadar güçlü bir figürün istifa etmesinin muhtemelen bazı sonuçları olacaktır. Piyasaların habere olumsuz tepki gösterdiği, yine çok sayıda diplomatın istifaya hazır olduğuna dair ülke içinden haberler gelmektedir. İran parlamentosundaki 150 milletvekilinin Zarif’e istifasını geri alması için mektup yazdığı ve Ruhani’nin bu amaçla Zarif’e yakın adamlarını göstererek istifasını geri almasını istediği belirtilmektedir.

Zarif’in istifasına, ülke içindeki sertlik yanlısı muhalifler kadar ülke dışındaki rejim karşıtlarının da sevindiği gözlerden kaçmamaktadır. “Sonraki yalancı kim?” başlığını kullanan kimi rejim karşıtı aktivistler, Zarif’in rejimin güler yüzü olduğunu, asli görevinin “rejimin suçlarını ustaca örtmek” olduğunu söylemekte ve Zarif’in holokost, Bahailer ve siyasi suçlulara yönelik bazı ifadelerini ön plana çıkarmaktadır. ABD Dışişleri Bakanının da benzer şekilde tepki göstermesi ve Twitter hesabında Zarif’i ve Ruhani’yi perde önündeki kuklalara benzetmesi ve asli karar alıcının Hamenei olduğunu vurgulaması Zarif’in iki karşıt güç tarafından hedefe yerleştirildiğini göstermektedir. Zarif gibi yumuşak figürlerin sahneden çekilmesiyle çatışma ihtimalinden çok da sakınmayan muhalif grupların daha hızlı bir şekilde karşılaşması ihtimal dâhilinde görünmektedir.

Dışişleri Bakanı, Cevat Zarif, İstifa

İran’ın Uranyum Zenginleştirme Kararı ve Muhtemel Sonuçları

Hakkı Uygur

İran’ın nükleer faaliyetlerine yeniden ve daha kapsamlı olarak döneceğini açıklaması son bir yıldır giderek artan ABD-İran gerginliğini daha farklı bir boyuta taşıyacak.

İran’ın ABD İHA’sını Vurması Ne Anlama Geliyor?

Hakkı Uygur

Hamenei’nin “ne savaş ne müzakere” olarak deklare ettiği, pratikte ise ABD ve müttefiklerine karşı pratik agresif müdahaleyi de içeren politikalarının kontrolden çıkması oldukça muhtemel görünmektedir.