ABD-İran görüşmelerinin içerik ve gidişatını yalnızca bu iki ülkenin tutumu belirlemeyecektir. Başka ülkelerin de süreçte etkili olmak için farklı araçlar kullanacağını ve bunların başında İsrail’in geldiğini söyleyebiliriz.
Görüşmelerde nükleer dosya ile başlanır ve mesafe katedilirse tansiyon düşebilir ancak bunun gerçekleşebilmesi için çatışma riskinin bütünüyle ortadan kalkması mümkün değilse de en azından azalması ve diplomasiye gerçek bir şans tanınması gerekiyor.
ABD’nin İran nükleer tesislerini hedef alması, uluslararası toplumu harekete geçirse de İran ile İsrail arasındaki çatışmanın seyrinde köklü bir değişim meydana getirmedi.
E3, geçmişte olduğundan farklı olarak halihazırda nükleer müzakerelerde güçlü bir aktör olmasa da elindeki “tetik mekanizması” kozundan dolayı İran için hâlâ önem taşıyor.
PJAK, Türkiye’nin mevcut sosyo-politik koşullarında PKK’nın silahlı mücadeleyi sonlandırmasını “uygun” bir adım olarak değerlendirirken, İran’ın koşullarının silahlı mücadelenin devam etmesini gerekli kıldığını savunuyor.
Tahran yönetimi hem Pakistan hem de Hindistan ile olan ilişkilerini zedelemeden dengeyi sürdürme stratejisini benimsemektedir. Özellikle ekonomik açıdan izole olduğu bir dönemde, bu iki ülkeyle olan bağlarını koruma çabası, İran dış politikasının temel ön
Her ne kadar dördüncü tur görüşmelerin ertelenmesi olumlu bir gelişme olmasa da şu aşamada ortada önemli bir çıkmaz olduğu anlamına da gelmiyor