İran'ın Yeni Körfez Diplomasisinde Şemhani'nin Rolü

İran'ın Yeni Körfez Diplomasisinde Şemhani'nin Rolü
(Görsel) AA Images
Şemhani'nin son gelişmelerdeki rolü, Reisi hükûmetinin ve özellikle de Dışişleri Bakanlığının, bu ülkenin bölgeye yönelik yeni diplomasisinde hiçbir rolü olmadığı yönünde spekülasyonlara yol açmıştır.
Yazı boyutunu buradan ayarlayabilirsiniz

Son birkaç ayda İran, Mehsa Emini’nin gözaltındaki şüpheli ölümüyle ilgili protestolar da dâhil olmak üzere ülke içinde önemli gelişmelerle karşı karşıya kalmıştır. Bu gelişmeler başta Avrupa Birliği (AB) olmak üzere Batılı ülkelerin İran'a baskı yapmasına neden olmuştur. İran'a yönelik Batı baskılarına rağmen bu ülke, Basra Körfezi'ndeki komşu ülkelere yönelik dış politikasında yeni bir yaklaşım benimsemiştir. İran'ın yeni körfez diplomasisinde bir şahıs kilit rol oynamaktadır: İran Millî Güvenlik Yüksek Konseyi (MGYK) Genel Sekreteri Ali Şemhani. Şemhani'nin, Suudi mevkidaşı Musaid el-Aiban ile yaptığı doğrudan görüşmelerin sonucunda İran ve Suudi Arabistan, Çin'in ara buluculuğuyla 10 Mart 2023 tarihinde Pekin’de yedi yıllık diplomatik kesintiyi sona erdirme ve iki ay içinde karşılıklı olarak büyükelçilikleri yeniden açma kararı aldılar. Devrim Rehberi Ali Hamenei'nin Özel Temsilcisi ve MGYK Genel Sekreteri Şemhani'nin, bölgedeki Körfez ülkeleriyle müzakereleri yürütmekle görevli olduğu söylenmektedir.

Şemhani ayrıca 16 Mart 2023 tarihinde resmî bir ziyaret için Abu Dabi'ye giderek Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el-Nahyan ile görüşmüştür. Bu ziyaretin ardından İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Bakıri Keni, ülkenin yakın zamanda BAE'ye büyükelçisini göndereceğini duyurmuştu. İran ve BAE, Aralık 2021'de BAE'nin Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnun bin Zayed el-Nahyan'ın Tahran'a yaptığı ziyaretin ardından siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmıştır. Daha sonra Eylül 2022'de BAE'nin İran Büyükelçisi Seyf Muhammed Ubeyd el-Zaabi Tahran'a dönmüştür.

Şemhani, Çin ve BAE'nin ardından 19 Mart 2023'te resmî ziyaret için Irak'a giderek Irak Başbakanı Muhammed Şiya Sudani ile bir araya gelmiştir. Şemhani'nin Irak ziyareti sırasında İran'ın Kuzey Irak Bölgesi ile olan ortak sınırlarının güvenliğini korumak amacıyla iki ülke, ortak güvenlik iş birliği belgesi imzaladı. Şemhani ve Iraklı mevkidaşı Kasım el-Araci tarafından imzalanan sınır ve güvenlik anlaşmasının detayları yayımlanmamıştır.

Şemhani, savunma bakanı olduğu dönemde (1997-2005), İran'ın gerilimi azaltma politikasında ve ülkenin Suudi Arabistan dâhil Körfez ülkeleriyle ilişkilerinin gelişmesinde rol oynamıştı. Şemhani'ye o dönemde, Tahran ile Riyad arasında münasebetler tesis etme çabaları nedeniyle 1 Mayıs 2000'de dönemin Suudi Arabistan Kralı Fahd bin Abdülaziz tarafından ülkenin en yüksek hükûmet nişanı (Abdülaziz madalyası) verilmişti. Nitekim İran'ın ulusal güvenlik politikalarını koordine etmekten sorumlu kişi olarak Şemhani’nin, bu kez de İran ve Suudi Arabistan arasında doğrudan müzakerelerde belirleyici bir rol oynadığı söylenebilir. Ancak Şemhani'nin son gelişmelerdeki rolü, İbrahim Reisi hükûmetinin ve özellikle de Dışişleri Bakanlığının bu ülkenin bölgeye yönelik yeni diplomasisinde hiçbir rolü olmadığı yönünde spekülasyonlara yol açmıştır. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, bu spekülasyonlara tepki olarak attığı bir tweette "...dış politikada koordinasyon vardır. Düşman bilsin, bir anlaşmazlık yoktur." dedi. Abdullahiyan bu konuyu ne kadar reddediyorsa da kanıtlar, İran Dışişleri Bakanlığının son gelişmelerde belirleyici rolü olmadığını göstermektedir.

Son birkaç ayda Şemhani'nin İran'daki iç gelişmeler nedeniyle siyasi baskıyla karşı karşıya kaldığını belirtmek gerekir. Bu baskılardan en önemlisi “süper casus” olduğu iddia edilen Ali Rıza Ekberi'nin idam edilmesiydi. Ekberi, Şemhani'nin savunma bakanı olduğu dönemde onun yardımcısı ve aynı zamanda MGYK genel sekreteri görevi sürecinde de bir dönem onun danışmanlarından biriydi. Ekberi, 14 Ocak 2023'te Birleşik Krallık adına casusluk ve ulusal güvenliğe karşı kapsamlı eylemler suçlamasıyla idam edilmiştir. Ekberi'nin idam edilmesi "Tahran'da bir güç oyununun işareti" olarak yorumlanmış ve bunun Şemhani'yi olumsuz etkileyeceği ve İran siyasetindeki rolünü zayıflatacağı öngörülmüştü. Üstelik Mayıs 2022’de Abadan’da ihmal kaynaklı yıkılan 10 katlı bina olmak üzere, inşaat ve denizcilikle ilgili sektörlerde Şemhani ve ailesi, muhtelif yolsuzluk iddialarında yer almıştı.

Tüm bu baskılara rağmen Şemhani'nin son dönemde Riyad ile Tahran arasındaki müzakerelerde oynadığı rol ve bu ülkenin Körfez'deki komşularıyla ilişkilerini canlandırmak için yaptığı yurt dışı ziyaretleri, Şemhani'nin İran'daki konumunu bir kez daha öne çıkarmıştır. Şüphesiz Şemhani'nin statüsünün öne çıkmasının, İran'ın siyasi atmosferinde önemli sonuçlar doğuracağı ve MGYK'nin İran dış politikasına ilişkin mevzularda doğrudan rol oynamasının bu sonuçlardan biri olacağı söylenebilir. MGYK (özellikle genel sekreteri), 2013 yılına kadar nükleer müzakereler de dâhil olmak üzere İran'ın dış politikasında belirleyici bir rol oynamaktaydı. Ancak Hasan Ruhani Dönemi’nde bu kritik kurum, İran'ın nükleer programı ile ilgili doğrudan müzakerelerin dışında tutuldu ve İran'ın dış politikasında pasif bir rol oynadı. Ancak MGYK Genel Sekreteri Şemhani'nin, Suudi Arabistan ile doğrudan görüşmeleri ve BAE ile Irak gibi Körfez ülkelerine yaptığı ziyaretler; bu kurumun İran dış politikasındaki rolüne yönelik rollerin değiştiğini göstermektedir. Nitekim son gelişmeler ve Şemhani'nin rolü dikkate alındığında, MGYK'nin İran dış politikasının önemli konularında yeniden öncü rol oynayacağı söylenebilir. Bununla birlikte Şemhani’nin, MGYK genel sekreterliği görevinde kaldığı sürece, İran'ın çeşitli iç ve dış politikalarında daha merkezî bir rol oynayacağını söylemek yanlış olmayacaktır.