İran’da Gündemden Düşmeyen Çocuk Evlilikleri Sorunu

Sertaç Sarıçiçek Araştırmacı, Kültür ve Toplum

Kadın ve erkekler için yasal kabul edilen evlenme yaşlarına dikkat edildiğinde İran’da çocuk evliliklerinin yaşanmasında asıl etkenin medeni kanunun kendisi olduğu görülecektir.

2 Eylül 2019 günü Kuhgiluye ve Boyer Ahmed eyaletinin Behmeî ilçesinde çekilen görüntüler sosyal medyada paylaşılınca büyük bir infial uyandırdı. Görüntüler küçük bir kız çocuğunun nikah töreniyle ilgiliydi. 11 yaşındaki kızın geleneksel gelinlik kıyafeti içerisinde görüldüğü videonun kısa süre içerisinde yayılması ve büyük bir tepkiye neden olması Kuhgiluye ve Boyer Ahmed Eyaleti Savcılığını harekete geçirdi ve evliliğe taraf olan aileler mahkemeye çağırıldı. Mahkeme tarafından yapılan soruşturmada bölgenin yerel adetleri üzerine kız çocuğunun muta nikahı da denilen geçici bir nikah akdiyle evlendirildiği ortaya çıktı. Tarafların, kız resmî evlilik yaşına gelmediği için bu tür bir yola başvurmuş olduğu öğrenildi. Mahkemeyi gören hâkim, Aile Koruma Kanununun 50. maddesine göre yapılan işin suç kapsamına girmesinden hareketle kızın adına reşit belgesi verilinceye kadar nikahın geçersiz olduğuna hükmetti ve çocuğun gözetim altında tutulmasına karar verdi.

Adli yetkililer her ne kadar söz konusu hadiseye müdahale etmiş olsalar da İran’da yargıya intikal etmeden gerçekleşen ve kanuna uygun olmayan birçok evliliğin yapıldığı da bir gerçektir. İran’da 1395/2016-2017 yılında yapılan genel nüfus ve hane sayımının tespitine göre 18 yaşın altında bulunan toplam 10 milyon 930 bin civarındaki kız çocuğunun neredeyse 373 bin kadarı evli durumdadır. Bu sayının 14 bini eşinin vefatı nedeniyle dul kalmış ve 7 bin kadarı ise boşanmış olarak yaşamını sürdürmektedir. İran Medeni Hal Kayıtları Kurumunun istatistiğine göre 1391-1395/2012-2017 yılları arasında yılda yaklaşık 40 bin evlilik, 14 yaş ve altı kız çocuklarıyla yapılmaktadır. Meclis Bütçe ve Planlama Komisyonu üyesi Muhammed Feyzi Zengir, ülkedeki evliliklerin %17’sinin 18 yaş altı kızlarla yapıldığını dile getirmiştir. Bu oranlar kayıt altına alınan evlilikleri yansıtmaktadır. Kimliği olmayan kız çocukları ile yapılan evliliklere dair ise devletin elinde somut bir bilgi yer almamaktadır. Kayıt altına alınmayan evlilikleri çoğunlukla kimlik verilmemiş veya mülteci olarak ülkeye gelmiş kişilerle yapılan evlilikler oluşturmaktadır. Kayıt dışı yapılan evlilikler de hesaba katılırsa sorunun boyutunun daha büyük olduğu anlaşılmaktadır.

1990 yılında yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 18 yaşından küçük tüm bireyler çocuk sayılmaktadır ve evlenmeleri yasaklanmıştır. İran bu sözleşmeyi imzalayan taraflardan biri olarak 18 yaşından küçüklerin fiili ehliyetinin olmadığını ve velisinin onayı olmadan evlilik gibi hukuki bir muamelede bulunamayacağını kabul etmiştir. Ancak İran’ın mevcut Medeni Kanunu bu durumla çelişkili hâldedir. İran Medeni Kanununun 1041. maddesinde kızlar için en erken evlilik yaşı 13, erkeklerin ise 15’tir. Bu yaş altındaki çocukların evlendirilmeleri için sulh hukuk mahkemesinin olumlu görüşü ve çocuğun velisinin onayının alınması şarttır. Taraflar bu şartları yerine getirmeden başvuruda bulunsalar bile evlendirme daireleri işlemi onaylayamaz. Yasayı dikkate almadan yapılan evliliklerin cezası erkek için 6 aydan 2 yıla kadar hapistir. Ayrıca çocuğun velisi, annesi veya yasal bakıcısının evlilik kararının alınmasında doğrudan bir dahili bulunuyorsa suça ortak olma gerekçesiyle aynı sürede hapis cezasıyla yargılanır. Yasal sınırın altında evlilik yaptığı tespit edilen kişilerin nikahı bozulur. Bu kişi eğer bir kız çocuğu ise Refah ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına veya sivil toplum kuruluşları ve vakıflara bağlı olan barınma merkezlerine sevk edilir.

Kadın ve erkekler için yasal kabul edilen evlenme yaşları dikkate alındığında İran’da çocuk evliliklerin yapılmasındaki asıl etkenin Medeni Kanunun kendisi olduğu görülecektir. Bu durum İran’da reformist kanadı harekete geçirmiş ve Medeni Kanunun evlilikle ilgili hükümlerinin değişmesine yönelik 1395/2016-2017 yılında mecliste bir yasa tasarısı hazırlanmıştır. Tasarıda kızlar için evlilik yaşı asgari 16’ya çıkarken, erkekler için 18 olmuştur. Kızların 13 yaşından önce evlenmeleri ise yasaklanmıştır. Ancak bahsi geçen yasa tasarısı, üzerinden 3 yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen hâlâ Meclis Hukuk ve Yargı Komisyonu tarafından bekletilmekte ve genel kurulun gündemine alınmamaktadır. Çocuk hakları savunucuları ve meclisteki reformist kanat tarafından kurulan Kadın Fraksiyonu tasarının vakit kaybedilmeden yasalaşmasını talep etmektedir. Cumhurbaşkanı Kadın ve Aile İşleri Yardımcısı Masume İbtikar da tasarının meclisten geçme sürecinin arkasında durduğunu ifade etmiştir.

Siyasetin muhafazakâr kanadı ise İran’da evlilik yaşının giderek yükselmesinden dem vurarak yasal evlenme yaşının yukarı çekilmesine karşı çıkmaktadır. Tasarı her ne kadar oluşabilecek muhalefeti önlemek için 13 ila 16 yaş arasındaki çocukların evlilik yolunu belirli şartlara bağlı olarak açmış olsa da muhafazakâr kesimin sert tepkisiyle karşılaşmaktan kurtulamamıştır. Mecliste tasarıya karşı çıkan milletvekilleri toplumun asıl sorununun ekonominin kötü gidişatı ve geçim sıkıntısı olduğunu ve çocuk evliliklerinin ülkede abartıldığı kadar fazla olmadığını iddia etmektedir. Bu tezin sorunun abartıldığına dair olan kısmı hariç, bir yere kadar doğru olduğu söylenebilir. Zira İran’da çocuk evliliklerinin bu denli yaygın olması toplumun ekonomik yönden yaşadığı sıkıntılar ile bağlantılıdır. Çocuk evliliklerinin en çok görüldüğü Horasan-ı Rezevi, Huzistan, Sistan ve Beluçistan gibi bölgelerin ortak özelliği ekonomik darlığın ve işsizliğin had safhada olmasıdır. Bu tür yerlerde henüz erişkin çağa gelmemiş çocuklarını evlendiren aileler daha çok çocuklarının geçimini sağlayamama endişesiyle hareket etmektedir. Ancak çocuk yaşta kendisinden yaşça büyük kişilerle evlenen kadınların ileride eşlerinin ölümü veya boşanma gibi sebeplerle yine çok erken yaşta geçim sıkıntısına düşme ihtimalleri yüksektir. Bu durum kadınlar arasında sıkça görülen bir diğer sorun olan eğitimsizlik ve işsizlik sorunuyla birleşince söz konusu ihtimalin yaşanması kaçınılmazdır. Bütün bu çerçeve ele alındığında İran’da kadının sosyal konumu ve onlar tarafından yetiştirilen yeni nesil açısından pek de iyi olmayan bir manzara ortaya çıkmaktadır. Durumu özetleyen en somut gösterge Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından yayımlanan İnsani Gelişme Endeksleridir. Çocuk evlilikleri İran’ın, İnsani Gelişim Endeksi’nde gerilerde kalmasına neden olan faktörlerden biridir. Nitekim İran bu endekste yer alan cinsiyet gelişim endeksi sıralamasında 189 ülkeden 60. sırada yer almaktadır.

İran, Çocuk Evlilikleri, Medeni Kanun, Çocuk Hakları

Azam Talikani ve Siyasi Mücadelesi

Sertaç Sarıçiçek

İran, Azam Talikani’nin vefatıyla muhafazakâr çevreler ile rejime ve ilkelerine giderek daha fazla şiddetle muhalefet eden gruplar arasındaki uzlaşıyı sağlayabilecek önemli bir figürü yitirmiş oldu.

Traktör Taraftarının İran Kamuoyunda Yarattığı Tepkiler

Sertaç Sarıçiçek

Tebriz’in Traktör takımına ait Yadigâr-i İmam Stadyumu, neredeyse her karşılaşmasında Türkiye'ye yönelik sevgi gösterilerinin sunulduğu bir mekân hâline gelmiştir.